Hamilelik Bebek Okulöncesi
Minik Kaşif  

2012 OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMI

T.C.
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
TEMEL EĞİTİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMI
ANKARA, 2012

 
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMI
İÇİNDEKİLER

 
Sunuş

Türk Milli Eğitiminin Genel Amaçları  Okul Öncesi Eğitimin Amaçları   Okul Öncesi Eğitimin Temel İlkeleri
1. Okul Öncesi Dönemin Önemi
a. Ailenin Önemi
b. Öğretmenlerin Önemi
2. Gelişim Özellikleri, Kazanımlar, Göstergeler ve Açıklamaları

3. Okul Öncesi Eğitim Programının Tanıtımı
4. Okul Öncesi Eğitimin Planlanması ve Uygulanması
a. Okul Öncesi Eğitim Ortamı ve Öğrenme Merkezleri
b. Etkinlik Türleri ve Açıklamaları
c. Aylık Eğitim Planı
d. Günlük Eğitim Planı Akışı
5. Okul Öncesi Eğitimin Değerlendirilmesi
a. Çocukların Değerlendirilmesi
b. Programın Değerlendirilmesi
c. Öğretmenin Değerlendirilmesi
6. Ekler
Ek 1. MEB OÖE Programı Gelişim Gözlem Formu
Ek 2. MEB OÖE Programı Gelişim Raporu
Ek 3. MEB OÖE Programı Aylık Eğitim Planı Formatı
Ek 4. MEB OÖE Programı Etkinlik Planı Formatı
Ek 5. MEB OÖE Programı Kavramlara Aylık Eğitim Planlarında Yer Verme
Durumu
Ek 6. MEB OÖE Programı Kazanım ve Göstergelere Aylık Eğitim Planlarında Yer
Verme Durumu
Ek 7. MEB OÖE Programı Belirli Gün ve Haftalar Listesi
Ek 8. MEB OÖE Programı Yarım Günlük Eğitim Planı Akışı
Ek 9.MEB OÖE Programı Tam Günlük Eğitim Planı Akışı
Ek 10.MEB OÖE Programı Örnek Yarım Günlük Eğitim Planı Akışı
Ek 11.MEB OÖE Programı Özel Gereksinimli Çocukları Desteklemede Dikkat Edilmesi
Gereken Noktalar
Ek 12. MEB OOE Programı Gelişim Özellikleri, Kazanımlar, Göstergeler ve Açıklamaları 2
SUNUŞ
“36-72 Aylık Çocuklar İçin Okul Öncesi Eğitim Programı” 2006 yılında denenipgeliştirilmek üzere uygulamaya konulmuştur. Ulusal ve uluslar arası alan araştırmaları, uygulamadan gelen geri bildirimler ve Okul Öncesi Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi
çalışmaları kapsamında yapılan mevcut durum analizleri dikkate alınarak program geliştirme
çalışması yapılmıştır. Bu süreçte okul öncesi eğitimi veren tüm paydaş kurum ve kuruluşların
da katkıları dikkate alınarak program geliştirme çalışmaları tamamlanmıştır.
Okul Öncesi Eğitim Programı, okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden çocukların
zengin öğrenme deneyimleri aracılığıyla sağlıklı büyümelerini, tüm gelişim alanlarının
desteklenerek en üst düzeye ulaşmasını, özbakım becerilerini kazanmalarını ve temel eğitime
hazır bulunmalarını sağlamak amacı ile geliştirilmiştir. Program, çocukların gelişimlerini
desteklemesinin yanı sıra tüm gelişim alanlarında görülebilecek yetersizlikleri önlemeyi
amaçladığından destekleyici ve önleyici boyutları olan çok yönlü bir program olma özelliği
taşımaktadır.
Çocukların gelişim düzeylerine ve özelliklerine dayanan ve bu bağlamda tüm gelişim
alanlarının geliştirilmesini esas almasından dolayı “gelişimsel” özellikte olan program
“sarmal” yapıda olup model olarak “eklektik”tir. Programda, “kazanım” ve “gösterge”ler
temel alınmış olup çocukların gelişim özellikleri yaş gruplarına göre, kazanım ve göstergeler
ise bütün olarak ele alınmıştır.
Temel Eğitim Genel Müdürlüğü olarak beklentimiz; üzerinde titizlikle durulan bir çalışmanın
ürünü olan bu programın, ülke genelinde okul öncesi eğitim dönemindeki çocuklarımızın
gelişimlerine ve eğitimin niteliğinin arttırılmasına katkıda bulunması, yönetici ve
öğretmenlere uygulamalarında rehberlik etmesidir.
Okul Öncesi Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi çerçevesinde geliştirilmesi yapılan
eğitim programının içeriğini hazırlayan değerli öğretim üyelerine, yönetici ve
öğretmenlerimize, paydaş kurum ve kuruluşlara, uluslararası uzmanlara, UNICEF’e ve Temel
Eğitim Genel Müdürlüğü yetkililerine teşekkürlerimi bildiririm.
Funda KOCABIYIK
Temel Eğitim Genel Müdürü3

TÜRK MİLLÎ EĞİTİMİNİN GENEL AMAÇLARI
Türk Millî Eğitiminin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini,
1. Atatürk İnkılâp ve İlkelerine ve Anayasa’da ifadesini bulan Atatürk
Milliyetçiliğine bağlı; Türk Milleti’nin millî, ahlâkî, insanî, manevî ve
kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini,
vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan; insan haklarına
ve Anayasa’nın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik,
laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı
görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş
yurttaşlar olarak yetiştirmek,
2. Beden, zihin, ahlâk, ruh ve duygu bakımından dengeli ve sağlıklı şekilde
gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne,
geniş bir dünya görüşüne sahip; insan haklarına saygılı, kişilik ve
teşebbüse değer veren ve topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı,
yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek,
3. İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri,
davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle
hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve
toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi
olmalarını sağlamak,
4. Böylece, bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve
mutluğunu artırmak; öte yandan millî birlik ve bütünlük içinde
iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak ve
nihayet Türk Milleti’ni çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı
yapmaktır.4
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN AMAÇLARI
Okul öncesi eğitiminin amaç ve görevleri, milli eğitimin genel amaçlarına ve temel ilkelerine
uygun olarak;
1. Çocukların beden, zihin ve duygu gelişmesini ve iyi alışkanlıklar kazanmasını sağlamak,
2. Onları ilkokula hazırlamak,
3. Şartları elverişsiz çevrelerden ve ailelerden gelen çocuklar için ortak bir yetiştirme
ortamı yaratmak,
4. Çocukların Türkçe’yi doğru ve güzel konuşmalarını sağlamaktır.5
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN TEMEL İLKELERİ
Okul öncesi dönem yaşamın temelidir. Bu dönemde öğrenme hızı çok yüksektir. Her
yaş grubunun genel gelişim özellikleri o yaş grubundaki tüm çocuklar için ortaktır; ancak her
çocuğun kendine özgü olduğu da unutulmamalıdır.
Okul öncesi eğitim bazı temel ilkelere dayanmaktadır. Bu ilkeler şunlardır:
1. Okul öncesi eğitim çocuğun gereksinimlerine ve bireysel farklılıklarına uygun
olmalıdır.
2. Okul öncesi eğitim çocuğun motor, sosyal ve duygusal, dil ve bilişsel gelişimini
desteklemeli, özbakım becerilerini kazandırmalı ve onu ilkokula hazırlamalıdır.
3. Okul öncesi eğitim kurumlarında çocukların gereksinimlerini karşılamak amacıyla
demokratik eğitim anlayışına uygun öğrenme ortamları hazırlanmalıdır.
4. Etkinlikler düzenlenirken çocukların ilgi ve gereksinimlerinin yanı sıra çevrenin ve
okulun olanakları da göz önünde bulundurulmalıdır.
5. Eğitim sürecinde çocuğun bildiklerinden başlanmalı ve deneyerek öğrenmesine olanak
tanınmalıdır.
6. Çocukların Türkçe’yi doğru ve güzel konuşmalarına gereken önem verilmelidir.
7. Okul öncesi dönemde verilen eğitim ile çocukların sevgi, saygı, işbirliği, sorumluluk,
hoşgörü, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma gibi duygu ve davranışları
geliştirilmelidir.
8. Eğitim, çocuğun kendine saygı ve güven duymasını sağlamalı, ona öz denetim
kazandırmalıdır.
9. Oyun bu yaş grubundaki çocuklar için en uygun öğrenme yöntemidir. Tüm
etkinlikler oyun temelli düzenlenmelidir.
10. Çocuklarla iletişimde, onların kişiliğini zedeleyici şekilde davranılmamalı, baskı ve
kısıtlamalara yer verilmemelidir.
11. Çocukların bağımsız davranışlar geliştirmesi desteklenmeli, yardıma gereksinim
duyduklarında yetişkin desteği, rehberliği ve güven verici yakınlığı
sağlanmalıdır.
12. Çocukların kendilerinin ve başkalarının duygularını fark etmesi desteklenmelidir.
13. Çocukların hayal güçleri, yaratıcı ve eleştirel düşünme becerileri, iletişim kurma ve
duygularını anlatabilme davranışları geliştirilmelidir.
14. Programlar hazırlanırken aile ve içinde bulunulan çevrenin özellikleri dikkate
alınmalıdır.
15. Eğitim sürecine çocuğun ve ailenin etkin katılımı sağlanmalıdır.
16. Okul öncesi eğitim süreçleriyle rehberlik hizmetleri bütünleştirilmelidir.
17. Çocuğun gelişimi ve okul öncesi eğitim programı düzenli olarak değerlendirilmelidir.
18. Değerlendirme sonuçları çocukların, öğretmenin ve programın geliştirilmesi
amacıyla etkin olarak kullanılmalıdır. 6
1. OKUL ÖNCESİ DÖNEMİN ÖNEMİ
Çocukların keşfetmek ve öğrenmek için doğal bir eğilimleri vardır. Öğrenme çok erken
yaşlarda başlar ve hayat boyu devam eder. Çocuklar dünyaya geldikleri ilk andan itibaren,
daha okula başlamadan çok önce öğrenmek ve keşfetmek için büyük bir heves duyarlar: aktif
bir şekilde çevrelerini keşfederler, iletişim kurmayı öğrenirler ve çevrelerinde gördükleri
şeylere dair fikirler oluşturmaya başlarlar.
Okul öncesi dönem beyin gelişiminin ve sinaptik bağlantıların kurulma oranının en yoğun ve
hızlı yaşandığı dönemdir. Beyin gelişimi çocuğun bilişsel, dil, sosyal-duygusal ve motor
gelişimi için güçlü bir zemin oluşturur. Bu nedenle çocuklar özellikle okul öncesi dönem
olarak adlandırdığımız yaşamın ilk altı yılında çok hızlı büyürler ve dil, bilişsel, sosyalduygusal ve motor gelişim alanlarında şaşırtıcı bir hızla yetkinleşirler. Böylece çocuğun kendi
potansiyelini gerçekleştirmesinin ve toplumun üretken bir bireyi olabilmesinin yolu açılmış
olur. Beyin okul öncesi dönem boyunca hızlı geliştiği için bu dönem, beynin çevresel etkilere
en açık olduğu dönemdir. Bu kapsamda çevre, çocuğun gelişimini ve öğrenme motivasyonunu
derinden etkiler. Çocuğun ne kadar keşfedebileceği, neler öğrenebileceği ve hangi hızla
öğrenebileceği çocuğun çevresinin ne kadar destekleyici olduğuyla ve çocuğa ne gibi
olanaklar sunulduğuyla yakından ilişkilidir.
Çevresel etkiler çocuğun beyin gelişimini olumlu yönde etkileyebileceği gibi, olumsuz çevre
koşullarına bağlı olarak istenmeyen bir şekilde de etkileyebilir. Çocuğun sağlıklı bir beyin
gelişimine sahip olabilmesi için okul öncesi dönem boyunca sağlıklı beslenmesi, zengin
uyarıcı bir çevre içinde bulunması ve çocuğa yeni öğrenme fırsatlarının sunulması
gerekmektedir. Çevre, uyaranlar bakımından ne kadar zengin olursa çocuk o kadar hızlı
gelişir ve öğrenir. Ancak çocuğun ilk yıllarını uyaranların yetersiz olduğu, duygusal ve
fiziksel desteğin yeterince sunulmadığı ve yeni öğrenme fırsatlarının yaratılmadığı bir çevrede
geçirmesi çocuğun beyin gelişimini olumsuz etkiler. Bu durum ise çocuğun dil, bilişsel,
sosyal-duygusal ve motor gelişim alanlarında gecikmeler görülmesine, ayrıca davranış
problemleri sergilemesine yol açar.
Erken yaşam deneyimleri çocuğun okula, öğrenmeye ve kendi becerilerine dair geliştireceği
tutumları belirler ve okul başarısını etkiler. Okul öncesi dönemde olumlu deneyimler yaşayan
çocuk okula, öğrenmeye ve kendi becerilerine dair olumlu tutumlar geliştirir. Çocuğun erken
yaşta olumsuz deneyimler yaşaması ise onun tüm eğitim yaşamını etkileyecek problemler
yaşamasına neden olabilir. Okul öncesi çağda olumsuz deneyimleri olan çocuğun özdeğerinin düşük olduğu, okulda ve okul sonrası yaşamda düşük başarı gösterdiği ve daha fazla
davranış problemi sergilediği bilinmektedir.
Çocuğun sağlıklı bir şekilde büyüyebilmesi, gelişebilmesi ve öğrenmeye karşı olumlu
tutumlar geliştirebilmesi için nitelikli bilişsel uyarıcıların, zengin dil etkileşimlerinin, olumlu
sosyal-duygusal deneyimlerin çocuğa sunulduğu ve çocuğun bağımsızlığının desteklendiği bir
çevrenin yaratılmasına ihtiyaç vardır. Bu ise ancak sağlıklı bir aile ortamı ve nitelikli bir okul
öncesi eğitimi ile mümkündür.
1.a. Ailenin Önemi
Aile, çocuğun gelişimini, toplumsal uyumunu ve başarısını etkileyen en önemli etkenlerden
biridir. Anne-babalar çocuklarını yetiştirmek için ciddi zaman, emek ve enerji harcarlar.
Özellikle yaşamın ilk yıllarında çocuğun yaşamda kalmasında ve gelişiminde anne-baba kadar
önemli olan başka bir etken söz konusu değildir.
Çocuk ancak onu önemseyen, gereksinimlerine duyarlı davranan, onu ihmalden ve
cezalandırıcı yaklaşımdan koruyan bir ortamda büyürse kendi potansiyelini gerçekleştirebilir.
Bu çerçevede çocuğun ebeveynleri ile kurduğu ilişkinin niteliği çocuğun en önemli erken 7
yaşam deneyimlerinden birini oluşturur. Aile ortamındaki yakın, sıcak ve duyarlı ilişkiler aile
bireyleri arasında güvenli bir bağ oluşmasını sağlar. Duyarlı ve ilgili ailede, çocuğun duygusal
işaretleri doğru bir şekilde alınır; çocuğun istekleri ve bakış açısı önemsenir; çocuğun
gereksinimleri uygun bir biçimde ve zamanında karşılanır. Çocuğun toplumsal ilişkilerde
kendini güvende hissetmesi, gerekli becerileri kazanabilmesi aile üyeleri ile güvene dayalı
sağlıklı ilişki kurabilmesinin bir sonucudur. Olumlu aile ilişkileri çocuğun olumlu toplumsal
beklentiler geliştirmesini sağlar. Böylece çocuk, diğer çocuklarla etkileşime daha rahat bir
şekilde girer ve başka insanlarla girdiği etkileşimlerin olumlu ve ödüllendirici olması
beklentisini taşır. Ebeveynlerden duyarlı, ilgili ve destekleyici bir bakım almak, çocuğun
toplumsal yeterliliği, ilişkileri ve başarısı için gerekli olan öz-değer ve öz-yetkinlik
duygularının oluşması için uygun bir zemin yaratır.
Ailede şiddet, çatışma, geçimsizlik gibi kronik problemlerin yaşanması veya süreğen
hastalıklar olması ise çocuk üzerinde yıkıcı etkiler yapar. Çocukları ile kurdukları ilişkide
duyarlı davranmayan, çocuklarının gereksinimleri konusunda yeterince hassas olmayan,
tutarlı bir şekilde çocuklarıyla ilgilenmeyen, çocuklarına aşırı müdahalede bulunan ve ret
edici tavır takınan ebeveynlerin çocukları genellikle güvensiz ilişki geliştirirler. Ebeveynleri
ile güvensiz, kaygılı veya korkuya dayalı ilişki geliştiren çocuk, diğer toplumsal ilişkilerin de
dışlayıcı ve incitici olduğuna dair içsel kanılar geliştirir. Duyarsız ve ilgisiz ebeveynlik
çocukta acı duygular ve düş kırıklıkları yarattığı için çocuk uzun süreli yoğun öfke duygusu
yaşar. Bu da çocuğun gelişimini, toplumsal uyumunu ve başarısını olumsuz yönde etkiler.
1.b. Öğretmenlerin Önemi
Öğretmen özellikleri okul öncesi eğitimin niteliğini ve çocuğun gelişimini etkileyen en temel
belirleyicilerden biridir. Çocuklar sadece değer gördükleri, sevildiklerinden emin oldukları ve
kendilerini güvende hissettikleri destekleyici ortamlarda keşfederler ve sunulan öğrenme
fırsatlarını değerlendirirler. Bu destekleyici ortamın en önemli bileşeni ise öğretmen ile çocuk
arasında kurulan tutarlı ve güvenli ilişkidir.
Öğretmen, her çocuğun farklı gelişimsel ve bireysel özellikleri olduğunu ve farklı
yeterliliklere sahip olduğunu daima aklında tutmalıdır. Öğretmen, çocuk ile tutarlı ve güvenli
bir ilişki geliştirdiğinde, çocuğun sahip olduğu yeterliliklerin farkında olduğunda ve bu
yeterlilikleri dikkate alarak çocuğa yeni öğrenme deneyimleri sunduğunda çocuğun gelişimini
desteklemiş, toplumsal yeterliliğini arttırmış ve gelecekteki okul başarısını olumlu yönde
etkilemiş olur.
Öğretmen çocuğun var olan yeteneklerini geliştirmesine ve yeni beceriler edinmesine destek
olmak için etkinlikler sırasında sonuçtan ziyade sürece önem vermeli, çocuğun çabalarına
odaklanmalı, bu çabaları takdir etmeli, çocuğa iyi bir model olmalı ve yeni öğrenme fırsatları
yaratmalıdır. Öğretmen tüm bu yaklaşımları oyun sırasında veya yapılandırılmış etkinliklerde
kullanabilmelidir. Aynı şekilde öğretmenin öğrenme ortamını gelişimi destekleyici bir şekilde
düzenlemesi, çocuğu keşfetmeye isteklendirmek için belirli aralıklarla güncellemesi ve
bireysel, küçük grup veya büyük grup etkinliklerinde her çocuğun kazanımlara ulaşmasına
yardımcı olmak için fırsat eğitimine yer vermesi oldukça önemlidir.
2. GELİŞİM ÖZELLİKLERİ, KAZANIMLAR VE GÖSTERGELERİ
Bu program gelişimsel bir programdır. Gelişimsel bir program, çocuğun bütünsel gelişimini
destekler, bütüncül bir yaklaşımla, çocuğun sosyal ve duygusal, motor, bilişsel, dil gelişim
alanları ile özbakım becerilerini birlikte ele alır. Programın temelini çocukların gelişimsel
özellikleri oluşturur. Öğrenme süreçleri planlanırken yapılacak ilk iş çocukların takvim
yaşının değil gelişim yaşının belirlenmesidir. Çocukların gelişimsel düzeyleri belirlendikten
sonra kazanım ve göstergelerle farklı eğitim süreçleri oluşturarak çocukları desteklemek ve 8
onları bulundukları gelişim düzeyinden çıkabilecekleri en üst aşamaya taşımak bu programın
ulaşması beklenen hedeftir.
Amaç ve hedefler ulaşılmak istenen sonuçları gösterir. Diğer bir deyişle öğretmenin vermek
istediklerini tanımlar. Kazanımlar ise çocuklar tarafından başarılması gereken sonuçları
gösterir. Yani çocukların öğrenmeleri gereken bilgi, beceri ve yetkinlikleri tanımlar.
Kazanımlar çocuğu merkeze alarak belirlenirken amaç ve hedefler öğretmeni ve dolayısı ile
yıl içinde kapsanacak içeriği merkeze alarak belirlenir. Bu program çocuk merkezli bir
program olduğu, aktif öğrenmeyi öne çıkardığı ve bilginin öğrenen tarafından yapılandırılarak
kazanılacağını benimsediği için kazanım ve göstergeler kullanılmıştır. Göstergeler, bir
kazanımın içyapısını oluşturan temel yapı taşları gibidir. Kazanımlara dayalı olarak
oluşturulmuş olan göstergeler genellikle kendi içinde basitten-karmaşığa, somuttan-soyuta
belli bir aşamalılık içinde sıralanarak belirlenen kazanımın gerçekleşmesine hizmet ederler.
Öğretmenler belli bir kazanımla ilgili olarak etkinlik oluştururken göstergeler onlara yol
gösterecektir. Bu durum, kazanımı kapsayıcı nitelikte etkinliklerin yazılmasını ve
uygulanmasını kolaylaştıracaktır.
Programda her yaş grubu için gelişim özellikleri, kazanımlar, göstergeler ve bunlarla ilgili
açıklamalar tablolar halinde sunulmuştur (Ek 12).
3. OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMININ TANITIMI
Genel Açıklama:
Bu program, okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden çocukların zengin öğrenme
deneyimleri aracılığıyla sağlıklı büyümelerini; motor, sosyal-duygusal, dil ve bilişsel gelişim
alanlarında gelişimlerinin en üst düzeye ulaşmasını, özbakım becerilerini kazanmalarını ve
ilköğretime hazır bulunmalarını sağlamak amacı ile geliştirilmiştir. Program, çocukların
gelişimlerini desteklemesinin yanı sıra tüm gelişim alanlarında görülebilecek yetersizlikleri
önlemeyi amaçladığından destekleyici ve önleyici boyutları olan çok yönlü bir program olma
özelliği taşımaktadır.
Program, çocukların gelişim düzeylerine ve özelliklerine dayanan ve bu bağlamda, tüm
gelişim alanlarının geliştirilmesini esas alan “gelişimsel” bir programdır. Program yaklaşımı
olarak “sarmal” özellik gösteren bu program, model olarak “eklektik”tir.
Programda, “kazanım” ve “gösterge” ler temel alınmıştır. Programda çocukların gelişim
özellikleri yaş gruplarına göre, kazanım ve göstergeler ise bütün olarak ele alınmıştır. Gelişim
özellikleri bilimsel çalışmalar dikkate alınarak üç farklı yaş grubuna göre düzenlenmiştir
ancak öğretmenin kendi grubundaki çocuklar için programdan kazanım ve göstergeleri
seçerken çocukların gelişim özelliklerini dikkate alması gerekmektedir. Gereksinim
duyulduğunda programda yer almayan bir kazanım ve/veya gösterge öğretmen tarafından
belirlenerek eğitim planına eklenebilir. Ancak bu tür düzenlemeler yapılırken gerekçelerin iyi
belirlenmesine, eklenen kazanım ve göstergelerin Türk Milli Eğitiminin Amaçları, Okul
Öncesi Eğitimin amaçları, programın temel felsefesi, amaçları ve özellikleriyle tutarlı
olmasına, diğer kazanımlarla çatışmamasına ve çakışmamasına özen gösterilmesi
gerekmektedir. 9
Bu programla beraber öğretmenin hazırlayacağı etkinlik havuzuna örnek olması amacıyla
farklı yaş gruplarındaki çocuklar için etkinlik örneklerini içeren bir “Etkinlik Kitabı”
hazırlanmıştır. Bunun yanı sıra programla birlikte kullanılmak amacıyla “Okul Öncesi Eğitim
Programı İle Bütünleştirilmiş Aile Destek Programı” oluşturulmuştur.
Temel Özellikler:
Çocuk Merkezlidir
Okul öncesi eğitimde öğrenmenin gerçekleşebilmesi ve çocukların sağlıklı gelişimlerinin
desteklenebilmesi ancak çocukların koşulsuz kabul edildiklerinden emin olmaları ve
bulundukları ortamda kendilerini güvende hissetmeleri ile mümkün olur. Çocuklar
bulundukları ortamın bir parçası olmak, yeni şeyler öğrenmek, aktif olmak etkinliklere
katılmak, düşüncelerini ve kararlarını korkmadan ifade etmek ve seçimlerini özgürce yapmak
isterler. Bir okul öncesi eğitim kurumu güvenli olmasının yanı sıra, gelişimsel açıdan uygun
olan ve bireysel farklılıkları dikkate alarak hazırlanmış olan öğrenme fırsatlarını sunabilecek
nitelikte ve zenginlikte olmalıdır. Çocuğun öğrenmesi, olumlu bir benlik algısı geliştirmesi,
okula, öğrenmeye ve araştırmaya dair olumlu tutumlara sahip olması için; eğitim
ortamlarında çocuğa yapacağı etkinlikleri ve oynayacağı materyalleri seçmede özgürlük
tanınması, çocuğun bulunduğu ortamın değer gören bir üyesi olarak görülmesi, etkinliklere
aktif katılması, akran ve öğretmenleriyle karşılıklı etkileşime girebilmesi gereklidir.
Öğretmenlerin, öğrenme sürecinde çocukların bir şeyleri planlamalarına, yapmalarına,
düzenlemelerine, sorgulamalarına, araştırmalarına, tartışmalarına ve üretmelerine mümkün
olduğu kadar çok olanak tanımaları gerekmektedir. Çocuklara öğretmen tarafından hazırlanan
ortamlar ya da öğrenme süreçleri sunmak ve onları sürekli yönlendirmek bu programın temel
anlayışı ile çelişmektedir.
Esnektir
Program; çocuğun, fiziksel çevrenin ve ailenin değişen özelliklerine göre uyarlanmaya ve
bireyselleştirilmeye uygundur. Öğretmenin, ortaya çıkabilecek günlük ve anlık değişimlere
göre eğitim sürecinde gerekli düzenlemeler yapabilmesine fırsat vermektedir.
Temalar/Konular Amaç Değil Araçtır
Okul öncesi eğitimde, kazanım ve göstergelerin geliştirilmesinde konu ya da tema merkezli
eğitim söz konusu olmamakla birlikte eğitim planlanırken çeşitli konulardan yararlanılabilir.
Aynı konular farklı kazanımlar için farklı yönleriyle tekrar ele alınabilir. Burada asıl amaç, ele
alınan konunun öğretimi değil, o konu yardımı ile kazanım ve göstergelerin
gerçekleştirilmesidir.
Oyun Temellidir
Çocuğun dili oyundur. Çocuk oyun aracılığıyla öğrenir, kendini ve içinde yaşadığı dünyayı
oyunla tanır ve kendini en iyi oyun sırasında ifade eder, kritik düşünme becerilerini oyun
içinde kazanır. Diğer bir deyişle oyun, çocuğun işidir. Bu gerçekten hareketle, programda
kazanım ve göstergeler ele alınırken oyunun bir yöntem ve/veya etkinlik olarak kullanılması
özellikle önerilmektedir. Oyun aracılığıyla öğrenmek bu programın ve okul öncesi eğitimin
ayrılmaz parçası olarak görülmektedir.10
Keşfederek Öğrenme Önceliklidir
Program, çocuğun kendi öğrenmesini kendisinin oluşturmasını destekler. Çocuk bu program
aracılığıyla çevresinde olanları fark eder, merak ettiği konulara ilişkin sorular sorar,
araştırma yapar, keşfeder ve oynar. Böylece bilgiyi kendisi yapılandırır.
Öğrenme Merkezleri Önemlidir
Çocuk özgürce deneyimlerde bulunup rahatça hareket edebildiği ortamlarda daha iyi gelişir,
becerilerini daha güzel sergileyebilir. Bu nedenle programda öğretmenlerden eğitim
ortamlarını iç ve dış mekânlar olarak bir bütün halinde ele almaları beklenmektedir. Ayrıca
seçilen ortamların çocuğun güven duyup rahat hareket edebileceği, farklı etkinliklere olanak
tanıyan, tehlikelerden uzak, onlara gereksinimlerine uygun olanaklar sunan, estetik ve hoş
ortamlar olmasına da özen gösterilmelidir. Öğrenme ortamı çocukların gelişim özellikleri,
ilgileri ve gereksinimleri dikkate alınarak düzenlenirse çocukların keşfetmesini, yeni beceriler
edinmesini ve öğrenmesini destekler.
Büyük Grup, Küçük Grup ve Bireysel Etkinliklere Dengeli Bir Biçimde Yer Verilmesini
Gerektirir
Okul öncesi eğitim kurumlarında öğrenme ortamları düzenlenirken şu üç temel ortama yer
verildiğinden emin olunmalıdır.
 Büyük grup etkinliklerinin yapılabileceği, sınıftaki tüm çocukların bir arada
çalışmasına fırsat verecek bir alan;
 Küçük grup etkinliklerinin yapılmasına fırsat verecek bir alan;
 Çocukların bireysel çalışmalarına fırsat verecek bir alan.
Öğretmenler sessiz etkinliklerin yapılacağı alan ile hareketli/sesli etkinliklerin yapılacağı
alanları birbirlerinden uzak bir şekilde yerleştirmeye özen göstermelidirler.
Yaratıcılığın Geliştirilmesi Ön Plandadır
Bu programın amacına uygun bir şekilde uygulanabilmesi öğretmenlerin yaratıcı olması ve
çocukların yaratıcılıklarının geliştirilmesiyle mümkündür. Yaratıcılık, programın temel
özelliği olarak benimsenmiş ve kazanım ve göstergelerde yaratıcılık ele alınmıştır. Çünkü
yaratıcılık programın başarıya ulaşmasında kritik bir kavramdır.
Günlük Yaşam Deneyimlerinin ve Yakın Çevre Olanaklarının Eğitim Amaçlı Kullanılması
Teşvik Edilmektedir
Programda kazanım ve göstergeler oluşturulurken günlük yaşam deneyimlerinden
yararlanılması eğitim sürecini hem zenginleştirir hem de kolaylaştırır. Aynı şekilde yakın
çevre olanaklarının işe koşulması, araç-gereç, materyal vb.nin sağlanmasında hem çeşitlilik,
hem de ekonomik açıdan kolaylık sağlar. Programda hem yaşam deneyimlerinin hem de yakın
çevrenin eğitim amaçlı olarak kullanılması önerilmektedir. Bu noktada öğretmenin yakın
çevreyi ve çocuğun yaşam deneyimlerini iyi tanıması ve izlemesi önem taşımaktadır.11
Evrensel ve Toplumsal Değerlere Yer Verilmiştir
Değerler eğitimi, programda ayrı kazanım ve göstergeler olarak ele alınmamakla birlikte,
programın tamamında bütüncül bir şekilde ele alınmıştır. Program, çocukların eleştirel bir
şekilde doğrular ve yanlışlar hakkında düşünmelerini ve düşüncelerini özgür bir şekilde ifade
etmelerini desteklemektedir. Program bu yönüyle, farklılıklara saygı duyulmasını ve farklı
özellikleri olan bireylerle uyum içinde bir arada yaşamaya dair deneyimler kazanılmasını
teşvik etmektedir. Çocukların yaşadıkları toplumun değerlerini tanımaları, evrensel ve
toplumsal değerleri benimsemeleri onların sorumluluk bilincine sahip bireyler olarak
yetişmeleri açısından önemlidir.
Öğretmene Özgürlük Tanır
Bu programı kullanan öğretmen eğitim planlarını kendisi hazırlar, uygular ve değerlendirir.
Öğretmen, programda yer alan kazanım ve göstergeleri farklı biçimlerde bir araya getirebilir.
Etkinliklerini bütünleştirilmiş veya ayrı ayrı hazırlayabilir, değişik konulardan, etkinlik, ortam
ve materyallerden yararlanarak öğrenme süreçlerini zenginleştirebilir.
Öğretmen değişik etkinlikler geliştirerek etkinlik havuzunu oluşturur. İlgili ayın planına aldığı
kazanımların ele alındığı etkinliklerden o gün için karar verdiklerini çocuklarla birlikte
uygular.
Değerlendirme Süreci Çok Yönlüdür
Okul öncesi eğitimde sonuç değil, süreç önemli olduğundan, programda sürecin çok yönlü
olarak değerlendirilmesi yaklaşımı öne çıkmaktadır.
Okul Öncesi Eğitim Programının değerlendirme süreci:
 Çocuğun gelişiminin değerlendirilmesi,
 Programın değerlendirilmesi,
 Öğretmenin kendini değerlendirmesi olarak üç farklı boyutta ele alınmaktadır.
Değerlendirme sırasında bu üç değerlendirme süreci iç içe olduğundan, birinden elde
edilen bulguların diğerlerinin değerlendirilmesinde kullanılabileceği unutulmamalıdır.
Öğretmenlerin yapılan değerlendirmeleri sonraki uygulamalarda dikkate almaları ve yapılan
tüm değerlendirmelerde objektif olmaları, programın nitelikli bir şekilde uygulanmasını
sağlayan unsurlar arasında yer almaktadır.
Aile Eğitimi ve Katılımı Önemlidir
Çocuğun eğitimi, okul ve aile arasında paylaşılan bir sorumluluktur. Anne babalar çocuğun
eğitimine ne kadar erken katılırlarsa çocukların kazanımları da o oranda artacaktır. Annebabaların eğitime katılımı, ailenin sosyokültürel değerlerinin programa yansıtılmasını
kolaylaştırmanın yanı sıra, okul ve ev arasındaki devamlılığı destekleyerek kazanılan bilgi,
beceri ve tutumların kalıcılığını sağlar.
Özel Gereksinimli Çocuklar İçin Uyarlamalara Yer Vermektedir
Okul öncesi eğitimi, özel gereksinimli çocukların gereksinimlerini de dikkate alarak, tüm
çocuklara öğrenme ve ilkokula hazırlık konusunda eşit fırsat sunmayı hedefler. Öğretmenlere
örnek etkinlikler sunmak amacıyla hazırlanan “Etkinlik Kitabı” nda yer alan her etkinlikte
farklı özel gereksinimi olan çocuklar için uyarlamalar yapılmıştır.12
Öğretmenlerin kendi sınıflarındaki çocukların özel gereksinimini dikkate alarak eğitim
süreçlerinde uygun uyarlamaları yapmaları beklenmektedir. Bunun için özel gereksinimli
çocukları desteklemede dikkat edilmesi gereken noktalar çocukların yetersizlik alanlarına
göre tablolar halinde özetlenmiştir (Ek 12).
Rehberlik Hizmetlerine Önem Vermektedir
Öğrenme sürecinin verimliliğinin arttırılmasında rehberlik hizmetlerinden yararlanılması
önemlidir.
Öğretmenlerin, rehber öğretmenlerle işbirliği içinde çalışması, çocukların gelişimlerinin
desteklenmesinde ve ekip çalışmasının sağlıklı bir şekilde yürütülmesinde önemlidir. Ayrıca
bu işbirliğinin ailelerin eğitimlerine de önemli katkı sağlaması beklenmektedir.
4. EĞİTİMİN PLANLANMASI VE UYGULANMASI
a. Okul Öncesi Eğitim Ortamı ve Öğrenme Merkezleri
Bir okul öncesi eğitim kurumunun, çocukların eğitimsel gereksinimlerini karşılar nitelikte
tasarlanmış olması oldukça önemlidir. İyi tasarlanmış eğitim ortamları çocukların etkin
öğrenmelerini destekler ve yaratıcı problem çözme becerilerini geliştirir. Dikkatli ve özenli
planlanmış eğitim ortamları okul öncesi eğitim programlarının en iyi şekilde planlanması ve
uygulanmasında büyük önem taşır. Bunun için eğitim ortamlarının öğrenme merkezlerini
içerecek şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.
Öğrenme Merkezleri;
Öğrenme merkezleri günlük eğitim planı akışında yer alan etkinliklerde ele alınan kazanım ve
göstergeler doğrultusunda seçilmiş farklı materyalleri barındıran, birbirlerinden dolap, pano,
farklı renkte halılar, yer döşemeleri ya da yere yapıştırılan bantlar gibi malzemelerle ayrılmış
olan oyun alanlarıdır. Merkezler sınıf içinde özelliklerine göre yerleştirilmelidir. Örneğin
daha hareketli oyunlar oynanabilen blok merkezinin kitap merkezinden mümkün olduğunca
uzak bir yerde düzenlenmesi farklı ilgi alanlarında bulunan çocuklara rahatlık sağlayacak,
sınıf düzeninin sağlanmasına da doğal yoldan yardımcı olacaktır.
Öğretmen, öğrenme merkezlerinde sınıfın fiziksel özelliklerini ve çocuk sayısını dikkate
alarak, çocukların bireysel gereksinimlerine ve ilgilerine yönelik düzenlemeler yapar.
Oluşturulan merkez sınırları, uygun etkileşimlerin bir alandan diğer alana kolaylıkla
taşınabilmesi ve çocukların değişken ilgilerini yanıtlayabilmesi için esnek olmalıdır. Bunun
yanı sıra var olan öğrenme merkezleri; kazanımlara uygun olarak yeni materyaller eklenmesi,
bazı materyallerin kaldırılması, bazılarının da tekrar yerine konması şeklinde
güncellenmelidir. Böylece çocukların materyallere olan ilgileri canlı tutulabilir. Öğrenme
merkezlerinin düzenlenmesinde çocukların da fikirlerinin alınması, sınıfı benimsemelerine ve
aldıkları sorumlulukları yerine getirmelerine destek olacaktır. Bir sınıfta kaç merkez olacağını
sınıftaki çocuk sayısı ve sınıfın fiziksel koşulları belirler.
Her merkezde oynayacak çocuk sayısını ise sınıftaki merkezlerin sayısı, merkezlerin
büyüklüğü ve materyallerin yeterliliği belirler. Belirli bir öğrenme merkezinde oynayacak 13
çocukların sayısı ile ilgili olarak ortaya çıkabilecek bir anlaşmazlık durumunda öğretmen
oyun oynama süresine sınır getirebilir. Örneğin dramatik oyun merkezi ilgi çekici materyalleri
nedeniyle çocukların hepsinin aynı anda oynamak istedikleri bir bölüm olabilir. Öğretmen
burada bir çalar saat bulundurabilir ve uygun bir süreye ayarlayarak çocukların bu merkezden
dönüşümlü olarak yararlanmasını sağlayabilir. Çocuklar bu kuralı içselleştirdiklerinde, saat
çaldığında malzemeleri toplayarak dramatik oyun merkezini bir sonraki gruba herhangi bir
uyarı olmadan bırakacaklardır.
Okul öncesi eğitim kurumlarında her zaman bulunması gereken merkezler; blok, kitap, müzik,
sanat, fen ve dramatik oyun merkezleridir. Sınıfta bulunan merkezlerin adlarının ve
sembollerinin bulunduğu, farklı renklerde kartlar hazırlanarak ait olduğu merkezde çocukların
görebileceği bir yere asılmalı ya da yapıştırılmalıdır. Örneğin kitap merkezi için üzerinde
kitap/kitap okuyan çocuk resmi bulunan bir kart ya da sanat merkezi için üzerinde palet ve
boya fırçalarının resmi bulunan bir kart hazırlanabilir. Öğretmen gerekli zaman ve durumlarda
seçilen temalara uygun olarak bir süreliğine yeni merkezler de oluşturabilir. Örneğin özel gün
ve haftalardan Kızılay haftasına girildiyse, Kızılay etkinliklerini çağrıştıran materyalleri
barındıran bir merkez oluşturulabilir ya da sınıfta kardeşi olan bir çocuk varsa bebekler ve
gereksinimlerinin yer aldığı bir merkez hazırlanabilir. Bunun yanı sıra çocukların banka,
postane, restoran, sağlık kurumları, alış veriş mağazaları vb. yerlerde yaşam becerilerini
bağımsızca geliştirip uygulayabilecekleri farklı merkezler de hazırlanabilir. Geçici bir süre
için oluşturulan bu merkezler çocukların ilgisine göre iki ya da üç gün, bazen de bir hafta
boyunca sınıfta yer alabilir.
Öğretmen, öğrenme merkezlerini çocuklar sınıfa gelmeden önce hazırlar. Güne başlama
zamanı sonunda tercih ettikleri merkezlerde oynamaları için çocuklara rehberlik eder.
Öğrenme merkezini seçen çocuk ilgi ve isteği doğrultusunda etkinliğini sürdürür, çalışmasını
bitirdiğinde bir merkezden diğerine geçebilir. Öğretmen, çocuklar merkezdeyken kendisi de
sürece katılarak gözlem yapar ve çocukları ve eğitim planını değerlendirebilmek için
çocukların çoğunlukla hangi merkezleri ve hangi arkadaşlarıyla oynamayı tercih ettiğini
bireysel olarak not defterine kayıt eder. Çocukların çeşitli deneyimler yaşayıp farklı
kazanımlara ulaşabilmesi için onları diğer günlerde değişik merkezlere yönlendirmeye özen
gösterir. Bunun yanı sıra merkezlerde farklı arkadaşlarıyla da oynamalarına dikkat eder.
Aşağıda her zaman bulunması gereken öğrenme merkezlerinin tanımı ve amacı açıklanarak
bulunması gereken materyaller belirtilmiştir:
Blok Merkezi:
Çocukların yaşadıkları ortamlarda yer alan farklı boyut, şekil ve renkteki figürleri ve bunlar
arasındaki ilişkileri fark etmesine ve farklı figürler kullanarak yapı-inşa oyunları aracılığıyla
yaratıcılıklarını kullanmasına olanak tanıyan bir merkezdir. Bu merkez için geniş bir alana
ihtiyaç vardır ve çocuklar hareketli olup çok ses çıkarabilecekleri için sessiz olunması gereken
merkezlerden uzak olmalıdır.
Materyaller: Farklı materyallerle (ahşap, köpük, plastik, kâğıt, karton) yapılmış bloklar, içi
boş bloklar, minyatür hayvan figürleri (çiftlik hayvanları, yabani hayvanlar, evcil hayvanlar)
insan figürleri (itfaiyeci, polis, asker vb. figürleri), kamyonet ve arabalar, farklı eğimlerdeki
rampalar, yol-sokak-bina-trafik işaret ve levhaları, legolar, ev figürleri, farklı renklerde kâğıt
ve kartonlar, tekerlekler, kâğıt havlu-tuvalet kâğıdı ruloları, farklı boyutlarda kutu-kartonlar
(süt, meyve suyu vb kutu-kartonları), figür ve blokların içine konabileceği kutu ve sepetler vb.
bulundurulabilir.14
Kitap Merkezi:
Çocukların okuma-yazma etkinliklerine ve kitaplara karşı olumlu tutumlar geliştirmesini
sağlamayı, dil ve iletişim becerilerini desteklemeyi amaçlayan bu öğrenme merkezinin rahat,
aydınlık ve görece sessiz bir mekânda olmasına özen gösterilmelidir. Bu merkez çocukların
basılı materyalleri inceleyebileceği, bazen masada bazen bir mindere uzanarak kitap/dergi vb.
bakabileceği bir alandır.
Materyaller: Çocukların ulaşabileceği yükseklikte kitaplık-raflar, resimli kitaplar, sandalyekoltuk, minderler, masa, broşürler, dergiler, ansiklopediler, atlaslar, kataloglar, çalışma
defteri, farklı boyutlarda resimli kartlar, yazılı materyaller, gazete, farklı temalara uygun
olarak hazırlanmış afişler, ABC kitapları, kumaş kitaplar, çocukların hazırladığı kitaplar,
haritalar, büyüteçler, restoran menüleri, telefon rehberi, hikâye ve masal kahramanlarının
maketleri, üç boyutlu resimli kitaplar, hikâyelerin anlatıldığı CD’ler, bilgisayar, yansı cihazı,
masa lambası, bilmece kitapları ya da kartları, boyama kitapları, tekerleme, şiir kitapları,
biyografiler ve kavram kitapları, bellek kartları, kavram oyuncakları vb. bulundurulabilir.
Müzik Merkezi:
Çocukların müzik ile ilgili bilgi ve becerilerini destekleyerek deneyim kazanmalarını sağlayan
etkinliklerin yapıldığı bir öğrenme merkezidir. Okul öncesi eğitim kurumunda müzik
merkezinin olması, çocukların hem erken dönemde müzik eğitimiyle ilgili bireysel bilgi ve
becerilerinin oluşmasını ve gelişmesini sağlayacak hem de genel müzik kültürünün
oluşmasına katkıda bulunacaktır. Bu merkezde özellikle gerekli çalgı ve araç-gereçlerin
bulundurulması ve bunların hem çocuklar hem de öğretmenler tarafından etkin bir şekilde
kullanılması, ritim duygusunun gelişebilmesi ve işitsel algının uyarılması açısından önemlidir.
Çocuk bu merkezdeki çalgı ve araç-gereçler yardımıyla bilişsel, sosyal duygusal ve motor
becerilerini artırmaya yönelik çalışmalar da yapabilecektir.
Ayrıca öğretmen çocuklarla birlikte artık materyallerden farklı sesler çıkaran müzik araç ve
gereçleri yapmaya da özen göstermelidir.
Müzik merkezinde bulunması gereken çalgı ve araç-gereçler:
Vurmalı çalgılar (Orff çalgıları):
 Ezgililer; glockenspiel, metalofon, ksilofon.
 Ezgisizler; ritim (tartım) çubuğu, kastanyet, marakas, agogo, çelik üçgen, ziller, davul, tef
vb.
Öğretmenin kullanması için piyano, org, gitar, keman, blokflüt veya melodika,vb.
bulundurulmalıdır.
Çocuklarla kullanmak üzere CD çalar, klasik müzik CD’leri, çocuk şarkıları CD’leri ve müzik
kitapları bulundurulmalıdır.
Sanat Merkezi:
Çocukların geçmiş deneyimleri ve öğrendiklerini temel alarak yeni fikirler ve özgün ürünler
ortaya koymalarına olanak tanımayı amaçlayan, farklı malzemelerle etkileşime geçerek
keşifler yapabileceği ve farklı deneyimler yaşayabileceği bir merkezdir. Bu çalışmalar
süresince çocukların estetik algıları ve manipülatif becerileri gelişir. Dönem başında ve daha
küçük yaş gruplarında daha basit materyaller ile başlanması ve çocukların beceri düzeyleri
arttıkça materyallerin de daha karmaşıklaşması gerekir. Çocukların ürettikleri ürünlerin
çocukların göz hizasında ve çocuklar tarafından sergilenmesine özen gösterilmelidir.
Materyaller: Pastel boya, kuru boya, gazlı kalem, sulu boya, akrilik boya, tutkallı boya, beyaz
kağıt, renkli fon kartonları, rulo kraft kağıtları, naylon poşetler, köpük (strafor) panolar,
kumaş, cam, metal yüzeyler, düz taşlar, şişe kavanoz ve çeşitli büyüklükte karton kutular, 15
kağıt bardaklar, desenli duvar kağıtları, kap kağıtları, gazete dergi, ahşap boyama
materyalleri, her türlü kolaj (kesme yapıştırma) malzemeleri, değişik renk ve desende
kağıtlar, aliminyum folyo, yoğurma materyali olarak oyun hamurları, kil, yapıştırıcı olarak
beyaz (plastik) tutkal, makaslar, kağıt peçete ve ruloları, pipetler, kürdan, kumaş parçaları,
renklendirilmiş pamuklar, şampuan şişeleri, ipler, düğmeler, alçı kalıpları, maskeler,
makarnalar, boncuklar, ressamlara ait tablolar ve reprodüksiyonlar, kartpostallar, posterler,
gezi fotoğrafları, müze broşürleri, çıkartmalar, resimli takvimler, çocukların yaptığı resimler,
sergi panosu, sanat haberlerinin yer aldığı gazete ve dergiler, çocukların çektiği fotoğraflar,
proje çalışmaları, koleksiyonlar, ülkeleri tanıtan resimler, çocuklar için önlük veya eski
tişörtler, palet, tuval, baskı çalışmaları için; yaprak patates, çarşaflar, süngerden kalıplar,
fırçalar, şövaleler vb. bulundurulabilir.
Fen Merkezi:
Çocuklar dünyaya karşı içten gelen bir merak duyar ve çevrelerinde olup biteni öğrenmek
isterler. Bu öğrenme merkezi çocukların merak duygusu ve öğrenme arzusunu uyarmayı ve
çocukların yaşadıkları dünya hakkında yeni şeyler öğrenmelerini desteklemeyi amaçlar.
Çocukların bilimsel süreç becerilerini geliştirebilecekleri bu merkez, aydınlık ve rahat
çalışılabilecek şekilde düzenlenmeli ve görece sessiz merkezlere yakın olmalıdır.
Materyaller: Standart ve standart olmayan duyu malzemeleri bulundurulabilir (örn: kum, su,
pirinç, nohut, mısır farklı boyuttaki kaplara konabilir veya büyükçe bir kap farklı zamanlarda
farklı malzemelerle doldurulabilir). Materyallerin gerçek nesnelerden oluşmasına özen
gösterilmelidir. Akvaryum, saat, takvim, cetvel, mezura, metre, hesap makinesi, kum saati,
küre, harita, ülkeleri tanıtan resimler, büyüteç, mikroskop, steteskop, bilgisayar, ayna,
termometre, kronometre, pusula, dürbün, ip, lastik, rafya, kurdele, rüzgar gülü, mıknatıs,
terazi, kuru yapraklar, taşlar, böcek koleksiyonları, ölçü kapları ve ölçü kaşıkları, bilim
kitapları, slayt ve slayt makinesi, kamera, fotoğraf makinası, fen ve doğa konusu ile ilgili
fotoğraflar, afişler, filmler, belgeseller, insan vücudu modeli, iskelet modeli, diş modeli, evcil
hayvanlar, evcil hayvan kafesleri, kuş yuvaları, hayvan tüyleri, bitkiler ve çimlendirme
kapları, kum, kil, toprak, su, deniz kabukları, el feneri, saç kurutma makinesi, piller, teller,
ampuller, radyo gibi elektrikli aletler, süzgeç, huni, plastik kaplar, kapaklar, kek kalıpları ve
kovalar gibi çeşitli mutfak eşyaları, fasulye, nohut, mercimek gibi değişik baklagiller ve
tohumlar, un, tuz, şeker, kabartma tozu, tutkal, mum, tebeşir, pamuk, tarak, farklı dokularda
kumaşlar, makas, besin piramidi panosu, balonlar, naylon torbalar, çeşitli demir ve tahta
çubuklar, röntgen filmleri gibi malzemeler bulundurulabilir. Sayı kartları, (karton,
mukavvadan, tahtadan sayılar), eşleştirme kartları, boncuklu abaküs, üç boyutlu nesneler
(renkli kapaklar, kâğıt bardak), renkli kâğıtlar, çeşitli uzunluklarda materyaller (kalemler,
pipetler, boyalar), toplar, balonlar, legolar, bloklar, yazı tahtası, yap-boz lar.
Dramatik Oyun Merkezi:
Oyun çocuğun tüm gelişim alanlarını destekler. Çocuklar dramatik/sembolik oyun sırasında
nesnelerle ve kişilerle etkileşimde bulunur ve nesneleri düşünce, durum ve diğer nesneleri
temsil etmek için kullanırlar. Sembolik düşünmenin gelişimini destekleyen bu öğrenme
merkezinde çocuğun farklı roller almasına, yeni keşiflerde bulunmasına, günlük yaşamdan
olayları ve kişileri doğaçlama olarak canlandırmasına imkân sağlayan materyaller yer
almaktadır. Bu merkez için çocukların serbestçe oyun oynamasını, birbirleriyle etkileşmesini
ve farklı oyun senaryoları oluşturmasını destekleyecek genişlikte bir alan düzenlenmeli ve bu
alanın sessiz olunması gereken merkezlerden uzak olmasına özen gösterilmelidir.
Materyaller: Kukla perdesi, çeşitli kuklalar (el kuklası, ipli kukla, parmak kuklası, çomak
kukla vb.), maskeler, kostümler, şapkalar, şallar, atkılar, kurdeleler, tüller, eşarplar, 16
çantalar, aksesuarlar, yapılandırılmış oyuncaklar (örn; evcilik oyuncakları, tamir
malzemeleri vb.), minderler, çantalar, peruklar, eldivenler, kemerler, gözlükler,
yağmurluklar, oyun evi, bloklar, çadır, sepetler, çeşitli tiyatro oyunlarının afişleri, posterler,
maketler, minyatür oyuncaklar, çeşitli meslek gruplarına özgü materyaller, örn: steteskop,
itfaiyeci miğferi, aşçı şapkası, tarak, ayna, bardaklar, oyuncak yemek takımı (tabak, çanak,
kaşık, çatal), piknik sepeti, vazo ve çiçekler, boş kutular, süpürge, fırça, faraş, telefon, cep
telefonu ve telefon rehberi, gazete, dergi, magazinler, defterler, kalemler, renkli kâğıtlar,
kendinden yapışkan not kâğıtları, eski daktilo, klavye, önlükler, kablosu kesilmiş eski saç
kurutma makinesi vb. bulundurulabilir.
Aşağıda örnek bir okul öncesi eğitim ortamı verilmiştir:
Yukarıda yer alan çizim ideal bir okul öncesi eğitim ortamını yansıtmaktadır. Bu ortamda
dikkat edilmesi gereken nokta, öğrenme merkezlerinin birbirlerinden belirgin bir biçimde
ayrılmış olmasıdır. Bunun amacı çocukların küçük gruplar halinde her bir öğrenme
merkezinde daha etkin çalışabilmesini sağlamaktır. Çizimde öğrenme merkezleri birbirinden
ayrılmış olsa da birbirinden kopuk ve bağımsız değildir. Çocuklar bir öğrenme merkezinde 17
çalışırken diğerlerinde neler olup bittiğini kolayca takip edebilir. Bir öğrenme merkezinden
diğerine erişim oldukça kolaydır.
Bu çizimde ideal bir okul öncesi ortamında olması gereken hemen hemen tüm öğrenme
merkezleri mevcuttur ve bu merkezler birbirinden açık raf sistemine sahip, çocuk boyuna
uygun dolaplarla ayrılmıştır. Dolapların çocuk boyuna uygun olması çocuğun çalışmak
istediği materyale kendi başına ulaşması ve işini bitirince materyali yine kendi başına yerine
kaldırması açısından önemlidir. Çizimde olası çarpma ve yaralanmaları önlemek için masa ve
sandalyelerin kenarlarının sivri değil oval olduğuna dikkat edilmelidir.
Mekânın daha küçük olduğu sınıflarda tüm öğrenme merkezlerine yer verilmeyebilir. Böyle
bir durumda var olan öğrenme merkezleri birden fazla amaç için kullanılabilir. Örneğin sanat
merkezi aynı zamanda bilim merkezi olarak, dramatik oyun merkezi ise aynı zamanda blok
merkezi olarak kullanılabilir.
b. Etkinlik Türleri ve Açıklamaları
Öğretmen ya da çocuklar tarafından yapılandırılmış/yarı yapılandırılmış etkinlikler sınıf
içinde yapılabileceği gibi açık havada da yapılabilir. Öğretmenlerin bu etkinlikleri mümkün
olduğunca açık havada da gerçekleştirmesi beklenmektedir. Bu etkinliklerin içinde Türkçe,
Sanat, Drama, Müzik, Hareket, Oyun, Fen, Matematik, Okuma Yazmaya Hazırlık ve Alan
Gezileri yer almaktadır.
Bu etkinlikler büyük grup olarak planlanıp uygulanabilir. Ancak öğretmen bu etkinlikleri
planlarken küçük grup ve bireysel olarak uygulanacak şekilde de düzenlemeye özen
göstermelidir.
Bireysel etkinlikler öğretmenin hem özel gereksinimli çocuklar hem de gruptaki diğer
çocuklar için onların ilgi ve gereksinimlerini göz önünde bulundurarak planladığı
etkinliklerdir. Bireysel çalışma, bir konuyu bir çocuğun yaparak yaşayarak öğrenme yoludur.
Bu çalışmada çocuğun kendi başına öğrenmesi amaçlanır.
Aşağıda etkinlik çeşitleri tanımlanmış ve örnek etkinlikler belirtilmiştir:
Matematik Etkinliği:
Matematik eğitimi, çocuğun bilişsel gelişimine katkı sağlamak, çocuklarda matematiğe karşı
olumlu bir tutum kazandırmak, çocukların önceden getirdikleri kavramsal bilgilerle yeni
bilgiler arasında bağ kurmasına yardımcı olmak, matematiksel kavramların neden ve nasıl
kullanıldığını anlamaya yardımcı olmak amacını taşımaktadır. Ayrıca matematik etkinlikleri
ile çocuklarda matematiksel sorgulama becerisini geliştirmek amaçlanmalıdır. Uygulanan
matematik etkinlikleri ile çocuklar çevrelerindeki örüntüleri fark etmeli, varsayımlar geliştirip
bunları deneyebilmeli, problem çözebilmeli, akıl yürütebilmeli ve matematiksel kavramları
kullanarak iletişim kurabilmelidir. Matematik, çocukların günlük hayatta karşılaşabilecekleri
örneklerle de verilmelidir. Örneğin oyuncakları kutusuna doldururken veya eşyaları bavula
yerleştirirken bunların sığma durumunu tekrar tekrar denemek ve konuşmak, hacim
kavramının gelişmesine yardımcı olacaktır.
Örnek etkinlikler; Öğretmen matematik etkinliklerinde mümkün olduğunca gerçek nesnelerle
çalışmalar yapmalı, daha sonra sembollerle çalışmaya devam etmelidir. Etkinliklerde 18
kullanılan nesne sayısının 10’dan fazla olmamasına özen gösterilmelidir. Ölçme çalışmaları
yapılmalı ve çocukların özellikle standart olmayan ölçü birimleri (ayak, kalem, kürdan, kitap
vb.) kullanarak doğal ölçme çalışmaları yapmalarına olanak sağlanmalıdır. İlişki kurma,
eşleştirme, gruplama, örüntü oluşturma, sıralama, sayma, toplama-çıkarma, geometrik
şekilleri (sembolleri) tanıma ve grafik hazırlama çalışmaları da matematik etkinliklerindendir.
Bu etkinlikler çocukların ilgi ve gereksinimlerine göre bireysel olarak da planlanabilen küçük
grup etkinlikleridir.
Drama Etkinliği:
Drama çocukların bir grup içerisinde durum ya da olayları kendi yaşantılarından yola çıkarak,
materyaller kullanarak, dramatik formlar yoluyla canlandırmalarıdır. Okul öncesinde drama
çocuğun yaparak yaşayarak öğrenmesini amaçlayan, tüm gelişimlerini destekleyen, daha
önceden belirlenmiş amaçları olan, olayları sözel ya da sözel olmayan iletişim yöntemleriyle
ifade etmeye dayalı, içinde canlandırmaların olduğu bir etkinliktir.
Öğretmenin liderliğinde uygulanan drama sürecinde ısınma, canlandırma ve değerlendirme
çalışmaları yer almaktadır. Isınma çalışmalarına hareket çalışmaları ile başlanabilir. Hareket
çalışmaları çocukların kendi vücudunu tanımasına ya da uzamsal farkındalık geliştirmesine
yönelik oyunlardan oluşur. Bu süreç çocukların oyuna katılma isteğini artırır, çocukların
birbirlerine ısınmalarını ve rahatlamalarını sağlar, çocukları doğaçlama yapmaya hazırlar.
Canlandırma aşamasında, belirlenen kurallar içinde çocuklar özgürce oyun kurarlar. Bu
aşamada hikâye oluşturma, dramatizasyon, rol oynama, doğaçlama gibi tekniklerden birine
ya da bir kaçına birden yer verilebilir. Belirtilen tekniklerden hem canlandırma aşamasında
hem de diğer aşamalarda yararlanılabilir. Değerlendirme aşamasında, eğitimci tarafından
yansıtma ve değerlendirme sorularıyla drama etkinliğinin değerlendirilmesi yapılmalıdır.
Değerlendirmede çocuklardan süreç ile ilgili afiş hazırlamaları, resim yapmaları gibi farklı
çalışmalar yapmaları da istenebilir.
Okuma Yazmaya Hazırlık Etkinliği:
Küçük ya da büyük gruplar halinde gerçekleştirilmesi önerilen etkinliklerdir. Çocukların ilgi
ve gelişim özellikleri dikkate alınarak bireysel olarak da hazırlanabilir.
İlköğretime hazırlık çalışmaları; çocukların anaokuluna devam ettiği süre boyunca (3-5 yaş)
sosyal-duygusal, fiziksel, bilişsel, dil ve öz bakım becerileri gibi tüm alanlarda eşit şekilde
desteklendiği çalışmaların bir bütünüdür. Bu alanda yapılacak çalışmalar çocuğun anaokuluna
başladığı ilk günden itibaren tüm gelişim alanlarını kapsamalı ve birbiri üzerine eklenerek
gitmelidir. Çocuğun bir beceriyi tam anlamıyla kazanabilmesi için uzun yıllara ihtiyaç vardır.
Başka bir deyişle, ilköğretime hazırlık çalışmaları genel anlayışın aksine, sadece
anasınıflarında okuma-yazmaya hazırlık etkinlikleri içinde yapılan bir senelik çalışmalar
değildir. 3-5 yaş programının bütünü aynı zamanda ilköğretime hazırlık programıdır. Okul
olgunluğu ancak bu şekilde kazanılabilir.
Okuma yazmaya hazırlık çalışmaları ilköğretime hazırlık çalışmalarının içerisinde yer alan ve
çocukların ilköğretime geçişini kolaylaştırmak, hazır bulunuşluluk düzeylerini artırmak
amacıyla yapılan etkinliklerdir. Kesinlikle okuma ya da yazma öğretmek amacını
taşımamaktadır. Programda okuma ve yazma öğretimi yoktur. Harfleri göstermek ve harfleri
yazdırmak da yoktur.
Okuma-yazmaya hazırlık çalışmaları sadece masa başında yapılan kitap/kavram/çizgi
çalışmaları olarak değerlendirilmemelidir. Aksine, bu çalışmalar birçok farklı etkinlik türü ile
(sanat, drama, müzik, oyun vb.) gerçekleştirilmelidir.
Okul öncesi eğitimde amaç, çocuklara okuma ve yazma öğretmek değil onların ilköğretimde
okuma ve yazmayı hızlı öğrenebilmesi için gereken ön becerileri kazandırmaktır. Çocukların
öncelikle, okuma-yazmanın gerekliliği ve gerçek yaşam ile ilişkisini anlamaları önemlidir.
Böylece çocukların, okuma-yazmaya ve okula karşı olumlu bir algı geliştirmeleri 19
desteklenecektir. Okuma-yazma için farkındalık yaratmak ve heveslendirmek yapılacak
çalışmaların amacına ulaşabilmesi açısından son derece önemlidir.
Aşağıda verilen örnekler ilköğretime hazırlıkta temel olan becerilerin gelişimini desteklemeye
yöneliktir:
1. Görsel Algı Çalışmaları
El-göz koordinasyonu, şekil-zemin ayrımı, şekil sabitliği, mekânda konum, mekânsal
ilişkiler hız, vb.
2. İşitsel algı çalışmaları (Fonolojik duyarlılık)
Dinleme, konuşma, sesleri hissetme, ayırt etme, aynı sesle başlayan ve biten kelimeler
üretme vb.
3. Dikkat ve hafıza çalışmaları (Benzerlikleri ve farklılıkları bulma, akılda tutma,
hatırlama vb.).
4. Temel kavram çalışmaları (Program kitabındaki kavram listesinde bulunan ve diğer
gerekli görülen kavramlar ile ilgili çeşitli çalışmalar).
5. Problem çözme ve tahmin çalışmaları.
6. Kalem kullanma ve el becerisi çalışmaları (kalemi doğru tutabilme, kalem kontrolü ve
doğru kullanabilme, bunlara ek olarak çizme, boyama, kesme, katlama, yoğurma,
yapıştırma vb.).
7. Özbakım becerilerini geliştirme çalışmaları.
8. Güven ve bağımsız davranış geliştirme çalışmaları.
9. Sosyal-duygusal olgunluk geliştirme çalışmaları.
10. Okuma-yazma farkındalığı ve motivasyon geliştirme çalışmaları.
11. Duyu eğitimi çalışmaları.
12. Nefes ve ritim çalışmaları vb.
Alan Gezisi:
Alan gezileri çocukların araştırma yapma, problem çözme ve olayı yerinde gözlemleme yolu
ile doğrudan ve anlamlı öğrenme gereksinimlerini karşılama amacını taşımaktadır. Yalnızca
fen eğitimi etkinlikleri kapsamında düşünülmemesi gerekir. Bu geziler biryandan çocukların
yaşadıkları çevreyi tanımalarına, biryandan da eğitim programına alınan kazanımlara
ulaşmalarına ve kavramları öğrenmelerine ortam hazırlayan etkinliklerdir.
Örnek etkinlikler: Çocukların ilgisini çekecek, yöresel, kültürel, meslekî ve güncel önem taşıyan
her mekân çocuk için doğal öğrenme alanıdır. İçinde bulunulan yöredeki tarihî bir yer, müze,
bir ressamın sanat atölyesi, matbaa, tarla, bahçe, park ve herhangi bir materyalin, araç veya
gerecin üretim atölyesi gibi mekânlara alan gezileri düzenlenebilir.
Sanat Etkinliği:
Çocuğun yaratıcılığını ve hayal gücünü kullanarak problem çözmesine, eleştirel ve çözüm
odaklı düşünmesine olanak tanıyan etkinliklerdir. Sanat etkinlikleri aynı zamanda çocukların
kendilerini ifade ederek iletişim becerilerini geliştirmesine yardımcı olur. Bunlara ek olarak
sanat etkinlikleri çocuğun kendini, içinde bulunduğu kültürü ve diğer kültürleri daha iyi
anlamasına olanak tanıyarak farklılıklara saygı duymasına da yardımcı olur.
Küçük grup çalışması olarak planlanan, çocukların ilgi ve gereksinimlerine yönelik olarak
bireysel olarak da uygulanabilen etkinliklerdir. Sanat etkinlikleri bir öğrenme merkezinde
yapılabileceği gibi gün içinde ayrı bir etkinlik olarak da yer alabilir. Süreç tek bir ürün ortaya 20
çıkarmak amaçlı planlanmaz. Grubun sayısına ve özelliğine göre çeşitli etkinlikler ve
etkinliklerle ilgili materyaller hazırlanmalı, çocuğa seçme fırsatı tanınmalıdır.
Örnek etkinlikler: Çeşitli sanatsal tekniklerin ve artık materyallerin kullanıldığı kolaj ve üç
boyutlu çalışmalar, kesme, yırtma-yapıştırma, boyama çalışmaları yapılabilir, bir sanatçının
atölyesi ziyaret edilebilir, bir müze veya galeriye gezi düzenlenebilir.
Türkçe Etkinliği:
Türkçe etkinliği çocukların Türkçe’yi doğru ve güzel konuşmalarını sağlamak, sözcük
dağarcıklarını geliştirmek ve iletişim becerilerini artırmak için planlanan bireysel ve grup
etkinlikleridir. Türkçe etkinliklerinin amacı; çocukların Türkçe’yi düzgün kullanmasını,
sesleri çıkarabilmesini, farklı sözdizimsel yapıları anlama ve kullanmasını, dinleme
becerilerini kazanmasını, duygu ve düşüncelerini sözel ve sözel olmayan yollarla ifade
etmesini, ses tonunu ayarlamasını ve sözcükleri doğru üretmesini sağlamaktır. Bunların yanı
sıra Türkçe etkinliklerinin önemli işlevlerinden birisi çocukların kitaplara karşı olumlu tutum
geliştirmelerini desteklemek ve kitap sevgisini aşılamaktır.
Eğitim programlarında dil ve iletişimin desteklenebilmesi için çocuk-çocuk ve yetişkin-çocuk
iletişimini teşvik eden bir yaklaşımın kullanılması önemlidir. Seçilen etkinliklerin sözel ve
sözel olmayan dil becerilerini kapsaması, örneklerle çeşitlendirilmesi, yorumlara ve farklı
çıkarımlara olanak sağlaması, ilk elden deneyim kazanmanın, yaparak-yaşayarak öğrenmenin
desteklenmesi kalem-kâğıda dayalı becerilerden çok daha fazla önem taşımaktadır.
Erken okuryazarlık becerileri çocuğun gelecekteki okuma ve yazma süreci ve okul başarısı
için çok önemlidir. Dil ve erken okuryazarlık birbiri ile yakından ilişkilidir. Okuma
yazmadan farklı olan erken okuryazarlık, özellikle okulöncesi dönemde dil becerilerini
geliştirmeye yönelik eğitim programları ile desteklenmekte ve çocukların gelecekteki
okuryazarlık başarılarında önemli rol oynamaktadır. Çocukların harfleri öğrenmelerini
hedefleyen programlar yerine sınıf içinde uyaklı sözcüklerden oluşan şarkılar söylenmesini ve
seslerin sözcük içindeki konumlarına dayalı oyunlar oynanmasını destekleyen programlar
onlara anlamlı deneyimler sağlar.
Türkçe etkinlikleri planlarken öğretmenlerin çocukların yaş ve gelişim özelliklerine dikkat
etmesinin yanı sıra eğitim ortamını düzenlemesi, farklı yöntem ve teknikleri kullanması,
bireysel ve grup etkinliklerine yer vermesi ve sosyal ve kültürel olarak dezavantajlı çocukları
göz önünde bulundurması gerekmektedir.
Örnek etkinlikler: Tekerleme söyleme, parmak oyunu oynama, şiir okuma, bilmece sorma,
sohbet etme, resimli kitap okuma, etkileşimli ve paylaşımlı okuma, öykü anlatma, taklit
oyunları, dramatizasyon, öykü tamamlama, başka öykü oluşturma, öyküyü tekrar anlatma, bir
öyküyü resimlendirme ve resimlerden yeni bir öykü oluşturma gibi etkinliklerdir.
Resimli öykü okuma çalışmalarında eğitimciler, öykü sonunda çocuklarla sohbet ederek
öyküdeki ana olay, karakterler, öyküyü oluşturan sorunlar ve giriş, gelişme ve sonuç hakkında
sorular sorabilirler. Resimli kitapları oluşturan resim, yazı, renk, boyut gibi temel özellikler
ile yazar ve çizerler hakkındaki konuşmalar çocuklara kitabı oluşturan unsurları tanıtır.
Etkileşimli kitap okuma çalışmalarında öğretmen çocuklara sorular sorar, tahminlerde
bulunmalarını isteyerek onların kitapta geçen olay ve karakterlere tepki vermesini sağlar,
hedef sözcükler belirleyerek yeni sözcükler kullanır.
Paylaşımlı kitap okuma çalışmalarında öğretmen büyük ve resimli öykü kitapları kullanarak
çocukların kitabın yazı ve resimlerini görmelerini sağlayacak şekilde oturur. Kitap, birlikte
etkileşimli bir şekilde okunur.
Oyun Etkinliği:21
Oyun, çocukların uzmanlık alanıdır. Dünyanın her yerinde çocuklar her koşulda, her zaman,
her şeyle oyun oynayabilirler. Oyun sadece çocukların değil yaşam boyu bireylerin haz verici
uğraşı olarak önemini sürdürür. Çocukluk döneminin vazgeçilmez uğraşı olan oyundan en
etkili öğrenme fırsatı olarak yararlanılmalıdır. Çocuklar öğrenme deneyimlerini oyunları
aracılığı ile geliştirirler ve zenginleştirirler. Oyun, çocukların eylem düzeyinde katılım
gösterdikleri, düşünce ve duygularını ifade ettikleri, meraklarını giderecek araştırma ve
gözlem yapma olanağı buldukları, yeni keşiflerde bulundukları, nesnelerle ve kişilerle
etkileşim içinde bulundukları haz verici bir etkinliktir. Oyun çocukların zorunlu değil gönüllü
eylemidir. Oyun çocukları fiziksel ve duygusal olarak rahatlattığı için zihinsel olarak da
öğrenmeye elverişli bir ortam sağlar. Çocuklar oyun oynayarak tüm deneyim alanlarında
gelişim gösterirler bir başka deyişle oyun çocuğu geliştirir, ancak aynı zamanda oyunun
kendisi de gelişimsel bir süreçtir. Yani, çocukların yaşlarıyla paralel olarak oyunları da gelişir.
Bu nedenle çocukların yaşlarına, gelişimsel gereksinimlerine ve ilgilerine göre farklı oyun
fırsatları sunmak gerekmektedir. Örneğin sadece sınıf içinde değil, çocuklar açık havada da
oyun oynayabilecekleri fırsatlardan yararlandırılmalıdır. Ayrıca çocuklara yeni ve orijinal
oyunlar üretebilecekleri çeşitli oyun materyalleri de sunmak önemlidir. Çocuklar sadece
eğitsel materyal olarak yapılmış oyuncaklarla oynamazlar, onlar için sağlık ve güvenlik
tedbiri alınmış her şey etkili bir eğitsel materyale dönüştürülebilir. Bu bağlamda çocukların
öğrenme deneyimlerini destekleyecek uyarıcılar yönünden zenginleştirilmiş çevreler de
önemlidir.
Oyun çocukların hareket gereksinimini de karşıladığı gibi oynanan oyunun türüne göre hayal
dünyasını zenginleştirir. Ayrıca oyunda günlük yaşamsal deneyimlerin provasının yapıldığını,
gerçek yaşam becerilerinin temellerinin atıldığını, çocuğun kendisini ve çevresini tanıma
fırsatı bulduğu duygusal güvenlik alanı yarattığını da vurgulamak gerekir.
Çocukların oyun oynama gereksinimini karşılayabilmek için, günlük eğitim programı
kapsamında farklı türlerde, farklı kazanımlara hizmet edecek çeşitli oyun oynama fırsatları
sunmak önemlidir:
o Yapılandırılmamış oyun/serbest oyun: Oyun köşelerinde-merkezlerinde bireysel, eşli,
küçük ya da büyük grup halinde oynanan oyunlar sırasında çocuklar tamamen kişisel ilgi
ve tercihleri doğrultusunda oynarlar. Nerede, kiminle, ne ile ve nasıl oynayacaklarına
çocuklar karar verirler. Çocukların çok yönlü gelişimini göz ardı eden akademik hedeflere
odaklanmış okullarda çocukların bu oyun türünde oyun oynaması çok sınırlı olabilir, bu
nedenle çocukların oyun oynama haklarını koruyacak tüm tedbirlerin alınması
gerekmektedir. Tüm günlük okul programlarında sabah okula gelişte ve akşamüstü
okuldan ayrılmadan önce mutlaka yapılandırılmamış oyun köşelerinde serbest oyun
oynanması sağlanmalıdır.
o Yarı yapılandırılmış oyun etkinlikleri: Çocukların gelişiminin tüm boyutlarda
desteklenmesini hedefleyen, öğretmen ya da çocuk tarafından başlatılan, çocukların aktif
katılımı ile sürdürülen, çocuk merkezli, açık uçlu bir süreç olarak işleyen yaratıcı oyun
etkinliklerinden oluşan oyunlardır. Oyunun bir öğretim yöntemi olarak kullanıldığı bu
etkinliklere, günlük eğitim programı içinde mutlaka yer verilmelidir.22
o Yapılandırılmış oyun etkinlikleri: Çocukların gelişimsel ilerlemelerini desteklemek
amacıyla kuralları başkası tarafından belirlenmiş oyun etkinliklerine küçük ve büyük
gruplarda katılmasını kapsayan oyunlardır. Geleneksel çocuk oyunları bu kategorideki
oyunlardır. Özellikle her ay en az beş geleneksel çocuk oyununun sürece dâhil edilmesi
sağlanmalıdır.
Bu farklı oyun türlerine günlük eğitim programında dengeli bir şekilde yer vererek çocukların
gelişimlerini en üst seviyede desteklemek mümkün olabilecektir.
Müzik Etkinliği:
Müzik etkinlikleri, çocukların hem bilişsel, sosyal duygusal, motor ve dil gelişimlerini
destekleyen, hem de müziksel gelişim sürecini olumlu yönde etkileyen çalışmalardır. Bu
çalışmalar, ses ve müzik dinleme ve ayırt etme çalışmaları, ritim çalışmaları, nefes ve ses
çalışmaları, şarkı söyleme, çalgı çalma, yaratıcı hareket ve dans, müzik eşliğinde hareket,
müzikli öykü oluşturma gibi etkinliklerden oluşur.
Bu etkinlikler, doğru ve nitelikli müzik dinleme, söyleme ve çalma alışkanlıklarını çocuğa
kazandırmanın yanı sıra, yerel ulusal ve evrensel çocuk müziğini tanımasını da destekler.
Ayrıca bu etkinlikler, bireysel olarak ve toplulukta müzik yapma, başkalarını dinleme,
işbirliği yapma gibi sorumluluklar kazandırır.
Müzik, öğrenmeyi ve algılamayı kolaylaştıran etkin yollardan biridir. Müzik etkinlikleriyle
çocuk, ince – kalın, hızlı-yavaş, uzun- kısa gibi pek çok kavramı öğrenir ve pekiştirir. Bunun
yanı sıra konuları daha kolay anlayabilir. Eğitici ve öğretici çocuk şarkıları, ezgili saymaca,
bilmece, tekerleme ve atasözleri dil gelişimine katkı sağlamak için kullanılan araçlardır.
Çocuk bunları söylerken hem zevk alacak, hem de doğru ve akıcı konuşma becerilerini
kazanacaktır.
Müzik etkinliğinin, çocuğun motor gelişimine de büyük katkısı vardır. Çocuklar müzikle
bedensel hareketleri birleştirerek, müziğin karakterine ve ritmine uygun olarak belli bir düzen
içerisinde hareket etme becerisini kazanır. Müzik etkinliği ayrıca basit vurmalı çalgılar
çalarak el-göz koordinasyonu ve aynı anda iki elini birlikte kullanabilme becerisini de
kazandırır.
Çocukların kendilerini sözel olarak kolayca ifade edemediği durumlarda, müzik etkinlikleri
sosyal duygusal gelişimlerini destekleyerek özgüven kazanmalarına yardımcı olur.
Fen Etkinliği:
Çocukları dikkat etmeye, soru sormaya, merak etmeye, gözlem yapmaya,
araştırmaya, incelemeye ve keşfetmeye yönelten etkinliklerdir. Çocuklar ilk elden
deneyimler kazanırken onların bilimsel süreç becerilerini kullanmalarına özen gösterilmelidir. Bu
etkinliklerle yaşam gerçeklerini tanıtırken çocuklarda çevre farkındalığı da sağlanacaktır.
Çocukların çevrelerine karşı doğru tutumlar geliştirebilmeleri ve doğru davranabilmeleri için
öğretmenin tutumlarının da doğru olması ve doğru davranması gerektiği unutulmamalıdır.
Örnek etkinlikler: Doğal ortamlara giderek yürüyüş yapma, doğayı, doğadaki canlı ve cansız
varlıkları gözlemleme, varlıkların değeri ve korunmasına yönelik bilgilendirme yapma, keşifler ve
icatlar yapma, mutfakta besin hazırlama, koleksiyon yapma, mevsim ya da hava durumu
panosu hazırlama, kitap ve dergi inceleme, fotoğraf çekme, fotoğraf inceleme, belgesel vb.
izleme, mıknatıs, büyüteç, pusula gibi basit araçları tanıma ve kullanma, doğal ve doğal
olmayan malzemeleri inceleme ve ilgili bilim alanlarındaki kaynak kişileri konuk olarak
çağırma etkinlikleri fen eğitimine destek veren etkinliklerdendir. Deney, kavram ağı ve analoji
(benzetişim) yöntemleri ile gerçekleştirilen kavram eğitimi çalışmaları da fen etkinlikleri
arasında yer almaktadır.23
Hareket Etkinliği:
Hareket etkinliğinin amacı, çocukların temel hareket becerilerini geliştirerek çocuğun fiziksel,
motor, bilişsel, sosyal-duygusal, dil gelişimine ve özbakım becerilerine katkıda bulunmaktır.
Böylece çocuğun fiziksel etkinliklere yaşam boyu katılımı da sağlanabilir. Çocukların fiziksel
ve motor yeterliliklerinin, algısal motor gelişimlerinin ve hareket becerilerinin yani yer
değiştirme, nesne kontrolü ve denge becerilerinin geliştirilmesini içeren etkinliklerdir. Bu
etkinlikler süresince çocukların temel hareket becerileri, beden farkındalığı ve motor
yeterliliği (güç, koordinasyon, hız, çabukluk), fiziksel yeterliliği (esneklik, kuvvet,
dayanıklılık) gelişir. Çocukların motor gelişim düzeylerinin belirlenerek farklı etkinliklerin
hazırlanıp uygulanması, kazanımlara dayalı bir eğitim programının oluşturulması önemlidir.
Örnek etkinlikler: Beden farkındalığı (bedenin omuz, bel, dirsek ve bilek gibi değişik
bölümleri), alan farkındalığı (yukarı, aşağı, ön, arka, sağ, sol gibi), kuvvet, hız, çabukluk,
esneklik, dayanıklılık ve koordinasyonu geliştirici etkinlikler yapılabilecek etkinlikler
arasındadır. Çocukların bireysel özelliklerini dikkate alan, onları motive edici, benlik
algılarını ve özgüvenlerini pekiştirici etkinliklere yer verilmelidir. Uygulamalarda çevre
düzenlemesine, çocukların yaşlarına uygun ve temel hareket becerilerini kazandırmada etkili
olacak materyaller seçilmesine özen gösterilmelidir.
Etkinliklerde top, ip, tebeşir, hullahup, denge tahtası gibi yapılandırılmış materyaller gibi açık
hava oyun materyallerinin kullanımına ek olarak doğanın çocuklara sunduğu farklı yapıdaki
zeminler, tırmanma olanakları, denge için kullanılabilecek kütükler gibi materyal ve ortamlar
da kullanılmalıdır.
Ayrıca geleneksel/yöresel çocuk oyunlarının, açık havada oynanan sokak oyunlarının da
hareket etkinlikleri kapsamına dâhil edilmesi etkinlikleri çeşitlendirecektir.
Hareket etkinliği, beceri öğretilmesi ve pekiştirilmesi olarak planlanabilir. Beceri öğretiminde
hareket çocuklara öğretmen tarafından model olunarak gösterilmeli ve aynı zamanda sözel
olarak açıklaması yapılmalıdır.
Etkinlikler en az 30 dakika sürmeli bu sürenin ilk 5 dakikası ısınma oyunları, 20 dakikası bir
önceki uygulamanın tekrarı ve yeni temel hareket becerileri, son 5 dakikası da soğuma
etkinlikleri olmalıdır. Hareket beceri etkinlikleri sınıf içinde ya da açık havada, bahçede
uygulanabilir.
c. Aylık Eğitim Planı
Bu programda öğretmenin eğitimini aylık dönemler halinde planlaması önerilmektedir. Aylık
plan, bir öğretmenin çalıştığı çocuk grubunun gelişimini desteklemek için etkinlik oluşturmak
üzere alacağı kazanım ve göstergeleri, kavramları, özel gün ve haftalar ile aile katılımı ve
değerlendirme süreçlerini içeren bir çalışma planıdır (Ek 3, Ek 7).
Öğretmenin o ay için alması gereken kazanımları, ilgili göstergeleri ve kavramları
belirleyebilmesi için, çocukları rutin olarak gözlemlemesi ve gözlemlediği gelişim
özelliklerini “Gelişim Gözlem Formu” na (Ek 1) kaydetmesi gerekmektedir. Gözlemlerden
elde edilen bilgiler doğrultusunda çocukların desteklenmsi gereken gelişim özelliklerinin
dikkate alınması önemsenmelidir.24
Öğretmen, her ay planında yer verdiği kavramları “Kavramlara Aylık Eğitim Planlarında Yer
Verme Durumu Çizelgesi” ne (Ek 5); kazanım ve göstergeleri ise “Kazanım ve Göstergelere
Aylık Eğitim Planlarında Yer Verme Durumu Çizelgesi”ne (Ek 6) kaydetmelidir. Öğretmenin
o ay üzerinde durduğu kavram, kazanım ve göstergeleri kayıt altına alması çocuğun sadece
belli gelişim alanlarında desteklenmesinin önüne geçecek ve çocuğa çok yönlü gelişme fırsatı
sağlayabilecektir. Bu durum aynı zamanda öğretmenin etkili ve dengeli plan yapmasına da
olanak verecektir.
Öğretmen, ilgili ayda yer alan özel gün ve haftalar ile gerçekleştirmeyi planladığı aile katılımı
etkinliklerini aylık planının ilgili bölümlerinde belirtir.
Aylık planların değerlendirme bölümünde öğretmen; çocukların, programın ve kendisinin
değerlendirme sonuçlarına yer verir. Her ay için planına aldığı kazanımların gerçekleştirilme
durumu ile etkinlikleri uygulama durumuna ilişkin bilgileri kaydeder. Bunun yanı sıra
uygulamada ortaya çıkan sorunları ve gereksinimleri de belirtir. Her ay sonunda yapılan bu
değerlendirmeler bir sonraki ay için rehber olacaktır. Tüm aylık planların değerlendirmeleri
ise bir sonraki yılın eğitim planlarının hazırlanmasına ışık tutacaktır. Öğretmenin grubundaki
çocukları, programını ve kendisini değerlendirirken kullanacağı ve aylık planının
değerlendirme bölümünde belirteceği formlar ve kullanma zamanları aşağıda verilmiştir:
 Okulun açıldığı ayda çocukların evlerine yapılacak ziyaretler, grup ve bireysel veli
toplantıları ve bunlarla ilgili takvim belirlenmeli, ebeveynlerin “Aile Eğitimi İhtiyaç
Belirleme Formu” ve “Aile Katılım Formu” nu doldurmaları sağlanmalıdır. Bunun
yanı sıra “Okul Tanıtım ve Aileyi Tanıma Dosyasında Bulunan Formlar” da
doldurtulmalıdır.
 Eğitim süreci boyunca çocukların gözlem bilgileri, “Gelişim Gözlem Formu” na (Ek
1) kaydedilmelidir.
 Yıl içinde, birinci dönemin başında, birinci dönemin sonunda ve ikinci dönemin
sonunda olmak üzere üç kez (Eylül-Ocak-Haziran), her çocuk için onların gelişim
gözlem sonuçlarını içeren “Gelişim Raporu” (Ek 2) hazırlanmalıdır. Bu rapor, gelişim
gözlem formuna kaydedilen bilgilerden yararlanılarak oluşturulmalıdır. Çocukların
genel gelişimsel ilerlemelerini ve desteklenmesi gereken durumlarını ortaya koyan bu
rapor, ailelerin çocuklarını tanımaları, gelişimlerini takip etmeleri ve desteklemelerine
yönelik önerileri de içermelidir.
 Öğretmen, eğitim-öğretim yılı sonunda ailelerle paylaşılacak olan Gelişim
Dosyası’nda (Portfolyo) yer alacak çalışmaları her ay çocuklarla birlikte seçmeli ve
biriktirmelidir.
Öğretmen aylık planını etkinlik örnekleri de yer alacak şekilde hazırlayarak ailelere
göndermeye ve sınıf panosuna asarak paylaşmaya özen göstermelidir. Bu paylaşım okul aile
işbirliğinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesine katkı sağlayacaktır.
d. Günlük Eğitim Planı Akışı
Günlük eğitim planı akışı, öğretmenin o gün yapacağı çalışmalara düzenli bir şekilde yer
verdiği çerçeve bir plandır. Beslenme ve dinlenme zamanı gibi rutin etkinlikler, oyun ve
etkinlik zamanında yapılacak eğitim etkinlikleri planlanır ve bu akışa kaydedilir (Ek 8/Ek 9).
Öğretmenin, fırsat buldukça grubundaki çocukların gelişim özelliklerine, ilgi ve ihtiyaçlarına
dikkat ederek, programda yer alan değişik kazanım, gösterge ve kavramları kullanarak çeşitli 25
etkinlikler hazırlaması ve kendisi için bir etkinlik havuzu oluşturması gerekmektedir. Böylece
seçeneklerini arttırmış olacak ve günlük eğitim sürecini daha kolay planlayabilecektir.
Öğretmen etkinliklerini hazırlarken, etkinlik planı formatında (Ek 4) yer alan başlıklarda
belirtilen açıklamalar doğrultusunda etkinliklerini yazar. Etkinliklerini yazarken formatta yer
alan kutuları kullanabileceği gibi etkinliğini düz metin şeklinde de düzenleyebilir.
Öğretmen bir sonraki gün için günlük eğitimini planlarken, bir önceki günü değerlendirme
zamanında çocukların yaptıkları önerileri de dikkate alarak etkinlik havuzundan o gün
gerçekleştirmeyi düşündüğü kazanım ve göstergelerle ilgili etkinlikleri seçip “Günlük Eğitim
Planı Akışı”na detaylandırmadan, başlıklar halinde yazar. Bir sonraki gün yapılacak
etkinliklerin, o ayın aylık planında yer alan kazanımlar, göstergeler ve kavramlar temel
alınarak oluşturulmuş etkinlikler arasından seçilmesi gerekmektedir (Ek10).
Bir günlük eğitim planı akışı; güne başlama zamanı, oyun zamanı, etkinlik zamanı ve günü
değerlendirme zamanı bölümlerinden oluşmaktadır.
Güne Başlama Zamanı;
Okul öncesi eğitim kurumlarında günün başlangıcında yer verilmesi gereken bir zaman
aralığıdır. Çocukların birbirlerine ve gün içinde yapılacak diğer etkinliklere uyum
sağlamalarına yardımcı olur. Bu süreçte çocukların birbirleriyle ve öğretmenleriyle yüz yüze
etkileşimi sağlanır. Özellikle grup içinde utangaç olan veya kendini ifade etmekte zorlanan,
kendini iyi hissetmeyen çocukların faydalanabileceği bir etkinliktir.
Öğretmen ve çocuklar sınıfın uygun bir yerinde çember şeklinde otururlar. Bu süreç öğretmen
ve çocukların birbirleriyle selamlaşmasıyla başlar. Sınıfa sonradan gelen çocuklar sürece dâhil
edilir. Bu süreçte öğretmen ve çocuklar o gün okula gelmeyenleri de belirlemiş olurlar.
Öğretmen o günkü hava durumu, haftanın hangi günü olduğu, okula gelene kadar neler
yapıldığı gibi konularda sorular sorarak çocukları sohbet etmeye yönlendirir. Çocukların o
günkü duygu durumları ile ilgili sohbet edilebilir, ısınma egzersizleri, şarkı söyleme, hikâye
anlatma, parmak oyunları gibi etkinlikler yapılabilir. Bunun yanı sıra çocukların o günlerde
yaşantılarında olan değişiklikler de ele alınabilir (doğum günü, bir kardeşin doğması,
büyükanne-büyükbaba yanında kalma, eve misafir gelmesi, aile bireylerinden birinin
hastalanması, yerel veya toplumsal olaylar gibi). Çocuklar güne başlama süreci konusunda
deneyim kazandıkça onları konuşma konusu belirlemeleri için cesaretlendirmeye özen
gösterilmelidir.
Oyun Zamanı;
Güne başlama zamanı sona erdiğinde öğretmen çocuklara öğrenme merkezlerini tanıtır;
“Bugün nerede oynamak istiyorsun?” şeklinde sorular sorarak çocukların tercihlerini
belirtmelerini ister. Böylece çocuklar günlerini planlamayı öğrenmeye başlarlar. Çocuklar
tercih ettikleri merkezlere yönelir ve çalışmalarına başlarlar. Bir merkezde nitelikli bir şekilde
çalışılabilmesi için öğretmenin merkezlerdeki çocuk sayısını gösteren, çocukların kendi
kendilerine merkezleri seçmelerine yardımcı olan yöntemler geliştirip kullanması ve
merkezlerde uyulması gereken kuralları sık sık hatırlatması gereklidir. Öğretmenin böyle 26
yöntemler geliştirmesi sınıf yönetimine de katkıda bulunacak ve programın nitelikli bir
şekilde uygulanmasını sağlayacaktır.
Ancak her gün öğrenme merkezlerinde oyunla başlamayabilir. Bahçede, açık havada oyun
oynamak, o gün yapılacak eğitimle ilgili olarak bir alan gezisine çıkmak, bir müze ziyaretine
gitmek, sabah yürüyüşü yapmak da güne başlamanın farklı yollarındandır.
Etkinlik Zamanı;
Günlük eğitim sürecinin bu bölümünde öğretmenin çocukların da önerilerini dikkate alarak
önceden planladığı ve “Günlük Eğitim Planı Akışı”na kaydettiği etkinlik/etkinlikler
uygulanır.
Günü Değerlendirme Zamanı;

Çocukların günlerini planlamaları, planladıklarını uygulamaları ve gün sonunda da
yaptıklarını değerlendirmeyi öğrenmeleri önemli bir kazanımdır. Bu nedenle, günün sonunda
yine bütün grup bir araya toplanır ve günün değerlendirilmesi amaçlı sohbet edilir. Mümkün
olduğu kadar açık uçlu sorular aracılığıyla, hangi öğrenme merkezlerinde ne tür oyunlar
oynadıkları, büyük veya küçük grup etkinlikleri, ortam ve materyaller gibi konularda
çocuklarla beraber değerlendirme yapılır. Gerekli durumlarda o gün alınan kavramların
öğrenilme durumu ile kazanımlara ulaşılma durumunu değerlendirme amaçlı çalışma
sayfaları, kavram oyunları veya kavram materyalleri kullanılır.
Ayrıca o güne ait paylaşmak istedikleri mutlu ya da üzücü bir olayın olup olmadığı veya
örnek davranış gösteren çocuklar hakkında konuşulabilir. Gerektiğinde gün içinde de bu
değerlendirme sürecine yer verilebilir.
Öğretmen, her gün, günü değerlendirme zamanında bir sonraki günün eğitim sürecinde neler
yapmak istediklerini çocuklara sorarak onların planlama sürecine de aktif katılımına özen
göstermelidir.
Ardından ertesi gün yapılabilecek etkinlikler hakkında konuşulur, evde yapılacak bir çalışma,
okula getirilecek bir materyal veya gidilecek bir gezi gibi konularda hatırlatma yapılır. Eve
gidiş ile ilgili hazırlıklar tamamlanır ve çocuklarla vedalaşılır.
5. OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Eğitimin tüm aşamalarında, gerçekleştirilen eğitim ve öğretim etkinliklerinin çocuklar
üzerinde ne derece etkili olduğunun belirlenmesi son derece önemlidir. Araştırma bulguları,
eğitim aşamalarının birbirine bağlı olduğunu; üst aşamadaki öğrenmeleri bir önceki aşamada
yeterli düzeyde gerçekleşen öğrenmelerin olumlu, gerçekleşmeyen öğrenmelerin ise olumsuz
etkilediğini göstermektedir. Bu anlamda okul öncesi dönem, çocuklar için gerekli olan temel
yaşam becerilerinin ve üst eğitim aşamaları için gerekli olan temel bilgi ve becerilerin
kazanılması gereken önemli bir eğitim dönemidir. Bu yaşlarda verilecek eğitim, çocukların
bilişsel, dil, motor, sosyal ve duygusal gelişim alanları ile özbakım becerilerinin eş güdümlü
ve çok boyutlu olarak desteklenmesini ve çocukların bireysel özelliklerini dikkate alarak
nesnel olarak değerlendirilmesini zorunlu kılar.
Okul öncesi eğitimin önemi nedeniyle sürecin planlı ve programlı olması gereklidir. Eğitim
etkinliklerinin, programda yer alan kazanımlara dayalı olarak hazırlanması, süreçte ve sonuçta
çocuklarda oluşması beklenen öğrenme çıktılarına ne derece ulaşıldığının izlenmesi 27
önemlidir. Bu nedenle okul öncesi eğitimde değerlendirme, eğitim sürecinin temel
ögelerinden biridir. Bu programda değerlendirme, çocuğun gelişiminin tüm gelişim
alanlarında hem ayrıntılarıyla hem de bütünsel olarak gözlenmesi, gözlem sonuçlarının
raporlaştırılması, hazırlanan ve uygulanan planların tüm boyutları ile değerlendirilmesi gibi
farklı yönlerden ele alınmıştır.
a. Çocukların Değerlendirilmesi:
Bu programda çocuğun gelişiminin izlenme süreci, bu amaçla hazırlanan ve Ek 1’de yer alan
ölçme aracıyla kayıt altına alınacaktır. Çocukların gelişimlerinin gözlem formuyla kayıt altına
alınması bir yandan çocuğun neleri başarıyla yaptığı ve ne düzeyde yaptığı hakkında bilgi
verirken diğer yandan nasıl ve neden yaptığı hakkında ipuçları verecektir. Öğretmenlerin,
çocukların gelişimlerini değerlendirirken onları birbirleriyle karşılaştırmak yerine, her çocuğu
önceki ve sonraki beceri ve davranışlarına bakarak kendi içinde değerlendirmesi
gerekmektedir. Bu noktada her çocuktan beklenenlerin kendi gelişimi ve bireysel
özellikleriyle tutarlı olmasına, yani beklentilerin gerçekçi olmasına da özen gösterilmelidir.
Çocuğun bütün gelişim alanlarını kapsayan bilgi, beceri, tutum ve alışkanlıkların genel bir
biçimde özetlenmesi ise, “Gelişim Gözlem Formu”na dayalı olarak yılda üç kez hazırlanacak
olan “Gelişim Raporu” ile gerçekleştirilecektir. Buna göre, Ek 2’de yer alan “Gelişim
Raporu”, öğretmenlerin çocukları gözleme amaçlı kullandıkları gelişim gözlem formlarında
yer alan bilgileri analiz ederek değerlendirdikleri ve ailelere önerilerde bulundukları bir
formdur. Aileler için önemli olan ve onların dikkatinin çekilmesi gereken özel durumlar varsa
(özel yetenekler, okul dışında desteklenmesi gereken alanlar, öneriler ve çözüm yolları gibi)
bunlara da raporda mutlaka yer verilmelidir. Gelişim raporları, çocukların okul öncesi
eğitimden ve öğrenme sürecinden nasıl etkilendiğini anlamak açısından ailelere yol gösterici
olacaktır.
Bunun yanısıra öğretmen, eğitim döneminin başından itibaren her çocuk için bir “Gelişim
Dosyası” (portfolyo) oluşturarak çocukların yaptığı tüm çalışmalar içinden çocuklarla birlikte
seçtiklerini, ailelerden gelen mektup gibi belgeleri ve çocukların gelişim gözlem formları ile
gelişim raporlarını bu dosyalarda biriktirir. Eğitim dönemlerinin sonunda aileler okula davet
edilerek “Gelişim Dosyası Paylaşım Günü” düzenlenir. Çocukların bu güne katılan aile
bireyleriyle kendi gelişim dosyalarındaki çalışmalarını paylaşmaları için rehberlik edilir.
b. Programın Değerlendirilmesi

Programın değerlendirilebilmesi için öğretmenlerin hazırladıkları ve uyguladıkları planları
tüm boyutları ile ele almaları gereklidir. Öğretmenlerin planlanan ve uygulanan eğitim
süreçleri arasındaki tutarlılığı, ortaya çıkan yeni gereksinimlerin neler olduğunu belirlemeleri
ve günlük eğitim akışında yer alan günü değerlendirme zamanına kaydetmeleri
beklenmektedir. Eğitim sürecinin günlük değerlendirmeleri aylık planların değerlendirme
bölümlerine yazılacak bilgilere ışık tutacaktır. Bir eğitim dönemi boyunca yapılan aylık
değerlendirmeler sonucunda da bir yılın genel değerlendirilmesine ulaşılacaktır.28
Günlük Eğitim Sürecinin ve Etkinliklerin Değerlendirilmesi:
Etkinliklerin ve günlük eğitim sürecinin değerlendirilmesi, günlük eğitim planı akışının günü
değerlendirme zamanında yapılan, öğrenilen bilgilerin pekiştirildiği, sürecin gözden
geçirildiği önemli bir aşamadır. Etkinlik sonunda yapılan tartışmalar aşağıdaki türde sorularla
yönlendirilebilir ya da çalışma sayfaları/bellek kartları geliştirilip kullanılabilir; resim
yapılabilir, afiş/poster hazırlanabilir, etkinlikle ilgili çekilen fotoğraflar çocuklarla
incelenebilir; çocuklar etkinlikle ilgili konuşabilir, birbirlerine sunum yapabilirler veya
sergiler düzenleyebilirler.
Betimleyici Sorular;
Değerlendirmeye başlarken ilk olarak etkinlikte ne yapıldığı açıklanır. Böylece etkinliğin
süreç olarak gözden geçirilmesi sağlanır.
Örnek Sorular:
Biraz önce oynadığımız oyunda kimler vardı?
Oyunda senin rolün neydi?
Biraz önce yaptığımız deneyde önce ne oldu sonra ne oldu?
Bu oyunu başka nasıl oynayabiliriz?
Bugün nereye gittik? Nasıl gittik? Neler gördük?
Etkinliğimizde hangi malzemeler kullandık?
Duyuşsal Sorular;
Çocuklara etkinlik sırasında ne hissettikleri sorulur ve böylece hem kendi duygularının hem
de başkalarının duygularının farkına varmaları sağlanır.
Örnek Sorular:
Biraz önce …….. rolünü canlandırmak hoşunuza gitti mi? Neler hissettiniz?
Az önce dinlediğiniz hikâyede kaybolan çocuk sizce neler hissetmiş olabilir?
Kazanımlara Yönelik Sorular;
Etkinlikte ele alınan kazanım ve göstergelere yönelik sorular sorulabilir.
Örnek Sorular:
Heykeller ne tip malzemelerden yapılabilir?
Sıra olmak neden gereklidir?
Bu etkinlikten ne öğrendiniz?
İlkbaharda çevremizde ne tip değişiklikler olur?
Yaşamla İlişkilendirme Soruları;
Çocuklara etkinlikte yaşadıkları ile kendi yaşantıları arasında ilişki kurabilmeleri için sorular
sorulur. Amaç, çocukların öğrenmelerinin kalıcılığının sağlanmasıdır.
Örnek Sorular:
Başka nerelerde heykel gördünüz?
Pazar-market vb. kalabalık yerlere ailenizle gidiyor musunuz?
Gittiğiniz yerlerde nelere dikkat ediyorsunuz?
Bu oyunu başka kimlerle oynadınız?
Kimler oyun oynar?
Köyünüzde/Bahçenizde/Okula gidip gelirken hangi hayvanları görürsünüz?29
c. Öğretmenin Değerlendirilmesi
Öğretmenin sınıf içi başarısı hakkında farkındalık yaratmak ve gerekli önlemleri almak
konusunda kullanılan yöntemlerden biri öğretmenin kendini değerlendirmesidir. Bu durum
öğretmenlerin güdülenmelerini, yaratıcılıklarının artmasını, yansıtmacı öğretmen
olabilmelerini ve eksikliklerini görerek kendi kendilerini güçlendirebilmelerini sağlar.
Öğretmenlerin kendi kendilerini değerlendirebilmeleri için programa ve çocuklara ilişkin
değerlendirmelerden elde edilen verileri dikkatle analiz etmeleri, kendi ilgi, yetenek ve
yönelişlerini belirlemeleri ve kişilik özelliklerini gözden geçirmeleri beklenmektedir.

 
Etiketler: , ,

Görüşlerinizi paylaşın